"İsyan Yalıtım Küpü"

8. Genç Mimarlar Buluşması kapsamında, Mimarlar Odası Gelen Merkez'in geçen yıl Antalya Şube'nin ev sahipliğinde düzenlemiş olduğu "Geçici Barınma Mekânları" konulu yarışmaya katılan bir proje, yaşadığımız Gezi direnişi ve diğer olaylardan sonra daha da anlam kazandı. Genç mimarlar arasında açılan uluslararası fikir projesi yarışmasına  Slovenya'dan katılan Tomaz Cristof'un tasarladığı  "İsyan Yalıtım Küpü" adlı ironik projeyi, raporuyla birlikte yayınlıyoruz. Yarışmada ikincilik ödülü alan proje, alaycı bir yaklaşımla, toplumsal sınıflar arasındaki uçurumu ve sosyal adaletsizliği yeniden vurguluyor.


“İsyan Yalıtım Küpü”

Birkaç yıl önce Michael Moore’un belgesellerinden birinde acayip bir sahne görmüştüm. Wall Street’teki protestolar sırasında çekilmişti. Protestolara katılan binlerce insan caddeleri doldurulmuştu. Borsacılara ve diğer finans firmalarına ait ofislerin olduğu binaların balkonları ise ellerindeki son derece pahalı makineleri ile isyancıların fotoğraflarını çeken iş piyasasından insanlarla doluydu.   

Elit tabaka aslında kendilerine karşı yapılan protestodan keyif alıyordu! Onlar için halk, adsız ve zararsız bir kalabalıktan başka bir şey değildi. Onlar protestocuları aynen bizim Discovery kanalında vahşi hayvan sürülerini izlediğimiz gibi izliyorlardı: Aşağı düzeylerde birileri ama kendi çevresi içinde göze çok hoş gözüken tam bir görsel ziyafet! 

Kızma yerine Tabiat Ananın bize keyif almak üzere verdiği olanakların bolluğundan etkilenmiştim. Ne harika hasta beyinlerimiz vardı! Eminim içimizden, o kalabalıktan herhangi biri aniden kendini o elitlerin arasında bulsa aynı şeyi yapacaktı. Röntgencilikten keyif alma konusunda hiçbirimiz masum değiliz.

Bir mimar olarak giderek artan ilgim, elitlerin bu iç gıcıklayıcı ihtiyaçlarını karşılamak üzere nelerin yapılacağını araştırmaya kadar vardı. Wall Street’in balkonlarında o protestoyu çok iyi seyredebiliyorlardı ama onun enerjisini gerçekten hissedemiyorlardı.  Ve o umutsuz insanların yüzlerini göremiyorlardı.

İşte “İsyan Yalıtım Küpü” bu nedenle ortaya çıktı. Küp; elitlere isyanın ortasında durma, ama tam anlamıyla güvende olma ve dahası kalabalığın o ham enerjisini hissetme, tek tek her protestocunun kızgınlığını ve yaşadığı hayatın zalimliğini hissetme olanağını veriyor. Bu aynen deniz altında bir kafes içinde köpek balıklarıyla birlikte yüzme veya parkın ziyaretçilerine aslanlarla güvenlik içinde burun buruna olma olanağı veren güçlü safari araçlarına benziyor. 

Bu yakışıksız kaba öneriye ne kadar çok insan kızıp tepki gösterse o kadar iyi. Zaten projenin amacı insanların ne kadar ümitsiz bir konumda olduklarının farkına varmalarını sağlamak, onları kızdırmak ve dahası onları uyandırmaktır. Bu isyanları daha da büyütecek, daha da vahşileştirecektir. 

Ve hatta elitlerin keyfini daha da artıracaktır!

Eninde sonunda mimarlık dünyayı gerçek anlamda değiştiremez ama onu daha iyi bir yer haline getirebilir. En azından bazılarımız için…

Sayın Jüri Üyeleri;

Kuşkusuz bu proje günümüz dünyasına ve % 99 ile % 1 arasındaki devasa farklılığa yöneltilmiş büyük bir eleştiridir.

Ama bunu lütfen kimseye söylemeyin.

Eğer insanlar gerçek bir tasarım anlamına geldiğini düşünürlerse proje daha da güçlü olacaktır.

Teşekkür ederim.

 NOT: Diğer taraftan, eğer gerçekten böyle bir küp edinmek isteyen varsa lütfen bana bildirin. Bürom neredeyse iflas etmek üzere ve işe ihtiyacım var!

TMMOB Mimarlar Odası Antalya Şubesi'nin izniyle