Her biri özgün mimari ve kentsel çalışmalardan oluşan ve akademik dünyanın önemli bir ayağı olan "tez"lerin de bu platformda var olmasının önemine inanarak; mimari ve kentsel alanda bilişsel çerçevemizi genişletecek ve yeni direniş alanları oluşturacak çalışmalardan oluşacak bir sayfa hazırladık. Bu sayfada bulacağınız tezler, teorik ve pratik anlamda, mimarlık ve kentsel çalışmalar alanına katkı sağlamış, eleştirel söylemleri olan ve birebir gündelik hayatta sürekli karşılaştığımız birçok "problem"in tanımlanması ve yorumlanması açısından önem taşıyor.


2013 ❯

"Mimarlıkta praksis: Düşünmek ve yapmak arasındaki diyalektik ilişki”

Meltem AL

(15.08.2014 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.)

Öz: İlk defa Antik Yunan`da ele alındığı biçimiyle -praksis, herhangi bir insan aktivitesinde teori ve pratiğin birlikteliğine işaret eder. Belirli bir amaca yönelik ve anlamlı bir aktivite olarak praksis, tum uretim surecini yöneten, iyi kurgulanmış bir teori gerektirir. Bu noktada, bu tez, mimari üretimin anlamlı bir uretim olarak değerlendirilmesi ve -praksis olarak uygulanması gerektiğini iddia eder. Mimari uretimde, mimarlığın içsel ya da dışsal kaynaklarından beslenen teorik bilgi, mimari tasarım surecini destekler ve bu sureç de karşılıklı olarak mimari bilgi uretimine katkıda bulunur. Mimarlıkta, "düşünme" ve "yapma" eylemleri arasında, "praksisi" meydana getiren diyalektik bir ilişki bulunmaktadır. Bu çalışmada, mimarlığın disipline özgu kurallarından, normlarından ve değerlerinden kaynaklanan otonom özelliklerinin ve mimarlığın diğer bilgi alanlarıyla ve dış teori kaynaklarıyla olan ilişkisinin iki farklı "praksis" ortaya koyduğu incelenmiştir. Bunlardan ilki, mimarlığın kendi kaynaklarıyla teorik bilgi ureten "nesneye yönelik praksis" ve ikincisi, teorisini sosyal ve bağlamsal faktörleri gözeterek ureten "bağlama yönelik praksis"tir. Bu iki kavramı anlamak için, Kerem Yazgan ve Ziya Tanalı`nın teorik ve pratik çalışmaları incelenecektir.

Anahtar Kelimeler: Praksis, Mimarlık Teorisi, Otonomi, Nesneye Yönelik Praksis, Bağlama Yönelik Praksis, Sosyal Aktörlük

  • Danışman: PROF. DR. AYŞEN SAVAŞ SARGIN
  • Yer Bilgisi: Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Mimarlık Anabilim Dalı
  • Yüksek Lisans, İngilizce, 2013 ,105 s.

“Atatürk Orman Çiftliği Bira Fabrikası için koruma prensiplerinin belirlenmesi”

Ozan SÜRMELİHİNDİ

(18.03.2016 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.)

Öz: Endüstriyel mirasının korunması ve yaşatılması konusu, 20. Yüzyılın ortasından itibaren Avrupa'da ele alınmaya başlanmıştır. Türkiye'de ise endüstriyel miras kavramı son yıllarda gündemde olan bir konudur. Özellikle Ankara Maltepe Havagazı ve Elektrik Fabrikası'nın yıkılmasıyla başlayan toplumsal hareketlerle birlikte konuya ilişkin farkındalık artmıştır. Atatürk Orman Çiftliği Bira Fabrikasının da, yakın zamanda tanıklık edilen bu örnekle aynı kaderi paylaşmaması için ele alınması gerekmektedir. Atatürk Orman Çiftliğinin kurulduğu yıllarda endüstrinin ekonomik kalkınmadaki önemi fark edilmiştir. Bu bağlamda, Türkiye'de sanayileşmeyi hızlandırmak için Mustafa Kemal Atatürk'ün emriyle hazırlanan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı 1934 yılında yürürlüğe konulmuş ve birçok sanayi yapısı bu plan kapsamında inşa edilmiştir. Atatürk Orman Çiftliği Bira Fabrikası da Birinci Beş Yıllık Sanayi Planının Ankara'daki yansımalarından biridir. Atatürk Orman Çiftliği Bira Fabrikası günümüzde işlevsiz ve bakımsız bir durumda olup, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya durumdadır. Dolayısıyla Atatürk Orman Çiftliği gibi Ankara için önemli bir kentsel bağlamda yer alan ve Erken Cumhuriyet Döneminin önemli yapılarından olan Atatürk Orman Çiftliği Bira Fabrikasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması gerekmektedir.

  • Danışman: DR. NİMET ÖZGÖNÜL
  • Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Restorasyon Anabilim Dalı
  • Yüksek Lisans, İngilizce, 2013 ,204 s.

“Mimarlık ve afet: Türkiye'de profesyonel mimarlar için bütüncül ve risk anlayışına dayalı bir yapı denetimi mesleki eğitim modeli”

Ali Tolga ÖZDEN

(01.03.2015 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.)

Öz:Doğal tehlikeler ile birleşen insan kaynaklı etkenler fiziki yapılı çevrelerde çeşitli belirsizlikler ve riskler oluşturmaktadır. Türkiye'de afet olaylarının etkileri sosyal, ekonomik ve fiziki çevrenin dirençsizliğini ve beraberindeki farkındalık, mevzuat, uygulama ve denetim konularındaki çeşitli yetersizlikleri ortaya çıkarmıştır. Uluslararası alanda risk anlayışına dayalı afetler politikasına yönelik değişim ulusal afet politikaları ve uğraşılarını da etkilemektedir. Buna paralel olarak profesyonel mimarların da afete dirençli fiziksel çevreler oluşturmak için afet risklerini temel alan mesleki gelişim programları üzerinden kapasitelerini arttırmaları beklenmektedir. Yapı Denetim Sistemi (YDS) yapılı çevre ve kullanıcılarının güvenliğini sağlamada en önemli risk azaltma yaklaşımı bileşenlerinden birisidir. Mevcut YDS Türkiye'de yapı üretim sürecinde başarısızlıklara neden olan yönetimsel, hukuksal ve teknik alanlarda önemli boşluklar ve eksiklikler içermektedir. Diğer problemlerin yanında, mevcut YDS'nin temel sorunu parçalı oluşu ve riske dayalı anlayış eksikliğidir. Bu tezin amacı Türkiye'de özellikle değişen kapsamlı afetler politikası ve riske dayalı anlayış ile uyuşmayan YDS'ni ve beraberinde öngörülen mimari sertifikasyon ve mesleki eğitim modelini eleştirel anlamda analiz ederek uluslararası bazı iyi mesleki eğitim modellerini Türkiye bağlamında karşılaştırmalı olarak irdeleyip uygulayıcı mimarlar için Türkiye'de YDS bünyesinde afet dirençli yapılı çevre oluşturma odaklı bütüncül ve risk anlayışına dayalı bir sertifika ve eğitim modeli önermektir. Önerilen mesleki eğitim modeli bütüncül afet risk azaltımı anlayışı ile mimari fiziki çevre problemlerine yaklaşmayı, farkındalık kazandırmayı, bilgi arttırmayı ve uygulamayı destekleyici ayrıca ilgili konular arasında birbirlerini tamamlayıcı ve destekleyici stratejileri (yapı ve çevre, yapı ve malzeme, yapı ve inşaa bağlamları gibi) gözeten üç aşamalı bilgi kazanma düzeyine (farkındalık yaratma - detaylı bilgilenme- ileri düzeyde bilgilenme) bağlı bir modeldir.

  • Danışman: Prof. Dr. Mualla ERKILIÇ
  • Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Restorasyon Anabilim Dalı
  • Doktora, İngilizce, 2013 ,198 s.

“Önemli kentsel müdahalelerin Fener ve Balat semtlerinin kültürel mirasına etkilerinin değerlendirilmesi”

Mesut DİNLER

(24.03.2016 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.)

Öz: Fener ve Balat semtleri birbirine komşu iki tarihi semttir; bu semtleri önemli kılan tarih boyunca oluşturulmuş olan kentsel izler, Fener ve Balat semtlerinin binaları/ anıtları/ surlarındaki özgün nitelikler, tarihi yarımadada yer almaları, fiziksel ve sosyal çevreleri ile bütünlük içinde olmalıdır. Fener ve Balat semtlerini ayrıcalıklı kılan bir diğer nokta ise 1980lerin ortalarından itibaren sürekli olarak kentsel müdahalelere konu olmalarıdır. Bu müdahalelerden ilki Haliç Kıyı Düzenleme Projesi'dir. Bu proje bir sanayi bölgesi haline gelmiş olan, çevresel kirliliğe ve göçlere maruz kalan Haliç'in temizlenmesini amaçlamakta idi. İkinci proje Fener ve Balat Semtlerinin Rehabilitasyonu Programı'dır. Bu program Türkiye için bir pilot proje olması amacıyla üretilmiştir. Avrupa Birliği tarafından finanse edilmiştir ve amacı fiziksel ve kentsel çevrenin birlikte rehabilitasyonudur. İkinci proje henüz uygulanma aşamasındayken, üçüncü proje olan Fener Balat Ayvansaray Kentsel Yenileme Projesi hayata geçirilmiştir. Bu proje, 2004'te başlayan ve koruma alanında gerçekleştirilen yasal değişimler sayesinde olanaklı kılınmış olan ve tarihi çevrelerde uygulanan kentsel yenileme projelerinin bir örneğidir. Bu çalışmanın amacı Fener ve Balat semtlerinin önemini tariflemek ve her projenin bu semtlerdeki kültürel mirası nasıl etkilediğini analiz etmektir, başka bir deyişle her projenin Fener ve Balat semtlerinin korunmasına etkisini anlamaktır. Böyle bir analiz ile Fener ve Balat semtlerindeki kültürel mirası etkileyen farklı koruma yaklaşımlarını korumanın algılanması, kavramsallaştırılması ve yönetilmesi açısından- anlamak amaçlanmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Kentsel koruma, kültürel miras, tarihi çevreler, Fener, Balat, Haliç

  • Danışman: DOÇ. DR. NERİMAN ŞAHİN GÜÇHAN
  • Yer Bilgisi: Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Mimarlık Anabilim Dalı
  • Yüksek Lisans, İngilizce, 2013 ,177 s.

“Kütüphane programının yeniden değerlendirilmesi: Seattle Halk Kütüphanesi”

Rabia Aytül BARAN

(31.03.2016 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.)

Öz: Bilginin depolanma formatı ve bilgiye erişim araçlarında oluşan değişimler; kütüphanelerin rolü ve__fonksiyonunda değişime yol açmıştır. Bu nedenle, kütüphane programı ve mekânı yeniden değerlendirilmelidir. Bu çalışmada hedeflenen kütüphane programının bu yeni yorumunun mimari program ve mekânsal organizasyon açısından incelenmesidir. Kütüphanede oluşan değişimleri anlamak amacıyla, OMA-LMN ortaklığı tarafından tasarlanmış olan Seattle Halk Kütüphanesi (Seattle Public Library,2004) tezin çalışma konusu olarak belirlenmiştir. Çalışma bu değişimi anlamak adına, hem Seattle Halk Kütüphanesi Projesinin Concept Book isimli sunum önerisi üzerinde, hem de binanın kendisi üzerinde bir analiz yapmaktadır. Bu analizlerden yola çıkarak, kütüphane programının ana amaçları olan bilginin depolanması ve bilgiye erişim konularında, teknolojik gelişmelere paralel olarak büyük çapta bir değişim olduğu; bunun yanı sıra bu teknolojik yeniliklerle gelen değişime ayak uydurmak adına kütüphanelerin kamusallıklarının daha fazla vurgulandığı iddia edilebilir. Bu çalışma, günümüzde kütüphanenin sadece bilginin depolandığı ve erişildiği bir mekân olmaktan öte, birçok kimliği de içinde barındıran sosyal kamusal mekânlar olduğu savını tartışmaktadır. Bu çoklu kimlik birlikteliği kütüphane mekânında bir gerilime yol açmaktadır. Bu gerilimin üçüncül mekân olarak ortaya çıktığı; ikilikleri ve çelişen durumları barındırmanın ötesinde, belirsiz program değişikliklerine de olanak tanıdığı öne sürülebilir. Kütüphane üçüncül mekânının kullanıcıya daha rahat bir ortam sağlayarak kullanımı artırmak ve tüketim kültüründe var olabilmek amaçları doğrultusunda evselleştirme ve metalaştırma ile şekillendiği öne sürülebilir.

  • Danışman: DOÇ. BERİN F. GÜR
  • Yer Bilgisi: Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Mimarlık Anabilim Dalı
  • Yüksek Lisans, İngilizce, 2013 ,91 s.

“Sayfiyeden banliyöye: Anadolu demiryoları çevresindeki banliyö peyzajı, ondokuzuncu yüzyıl ortasından II. Dünya Savaşı'na”

Ebru SALAH

(17.04.2014 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.)

Öz: Bu tezin temel amacı, kent çeperindeki kırsal alanının banliyöye dönüşme sürecini ve banliyö peyzajının oluşumunu mekânın toplumsal üretimi ve peyzaj kuramları bağlamında tartışarak banliyöleşme üzerine yeni bir perspektif ortaya koymaktır. Banliyö peyzajının üretimini anlamak amacıyla mimarlık, kent planlaması ve kültürel coğrafya teorilerini kapsayan multi-disipliner bir yaklaşımla yöntemsel ve kavramsal bir çerçeve geliştirilmiştir. İstanbul'da insanların dinlenme ve eğlence amaçlı kentten kıra hareketi Bizans döneminden itibaren yaygın bir pratik olmasına karşın, İstanbul'un Anadolu yakasında demiryolları ve istasyonların çevresinde banliyö yerleşimlerinin gelişimi Anadolu Demiryolları'nın kurulmasından sonra başlamıştır. Ondokuzuncu yüzyıl sonlarında ilk olarak yazları kullanılan sayfiye yerleşimleri olarak gelişen Kadıköy çevresi, yirminci yüzyılının erken döneminde yavaş yavaş banliyö yerleşimlerine doğru dönüşmüştür. Tez, İstanbul'da Anadolu Demiryolları çevresindeki banliyö peyzajının üretimini; arka planındaki politik, ekonomik ve sosyal dinamikler ile peyzajın form, anlam ve temsiliyet olarak ilişkilerinin analizi üzerinden incelemektedir. Böylece, ziraat-sayfiye-banliyö üçlemesinin kentsel dönüşüm analizi üzerinden ondokuzuncu yüzyıl ortasından yirminci yüzyıl ortasına kadar Kadıköy çevresinin kentsel ve çevresel tarihini yazmayı amaçlamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Altkentleşme = Sub-urbanization ; Demir yolları = Railways ; Kent tarihi = Urban history ; Kentsel analiz = Urban analysis ; Kentsel mekan = Urban space ; Kentsel çevre = Urban environmental

  • Danışman:PROF. DR. GÜVEN ARİF SARGIN
  • Yer Bilgisi: Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Mimarlık Anabilim Dalı
  • Doktora, İngilizce, 2013 ,272 s.

“Yeşil mimarlık ilkeleri: Yeşil ödüllerin değerlendirme ölçütleri üzerine bir araştırma”

Sevda HASSAN NAZHAD DAMATI

(11.04.2014 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.)

Öz: Yeşil Mimarlık ödüllerine odaklanan bu tezde, bu ödüllerin değerlendirme ölçütleri üzerinde bir kıyaslamalı analiz çalışması yapılarak bu ödüllerle tanımlanan yeşil mimarlık ilkelerinin açıklığa kavuşturulması amaçlanmaktadır. İlk bölümde, yeşil hareketin özünü anlamak üzere, insan etkinliklerinin çevre üzerindeki yıkıcı etkilerine karşı bir tepki olarak ortaya çıkan bu hareketin onyıllar boyunca gelişimi genel olarak incelenmekte, yeşil mimarlık, ekolojik mimarlık ve sürdürülebilir mimarlık kavramları bu bağlamda tartışılarak tanımlanmaktadır. Ardından çevreye duyarlı mimari tasarım ve yapı uygulamalarını teşvik etmek üzere oluşturulmuş olan yeşil mimarlık ödülleri ve bunların arasından seçilen dört ödül programı ve bu ödüllerin değerlendirme ölçütleri ayrıntılı olarak incelenmektedir. Bu ölçütler üzerinde yapılan kıyaslamalı analiz sonucunda, farklı ödüllerde tekrarlanan parametreler elde edilmiştir. Kıyaslamalı analiz çalışması sonucunda yeni bir ölçüt dizgesi elde edilmiştir. Dördüncü bölümde ise, dört yeşil mimarlık ödülünü temsilen seçilen dört en iyi mimari tasarım ve uygulama projesi bu ölçütler kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç bölümünde, yeşil mimarlık ödülleri ve projeler üzerinden yeşil mimarlık ilkeleri tartışılmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Yeşil hareket, yeşil mimarlık, yeşil ödüller, yeşil mimarlık ilkeleri, yeşil tasarım

  • Danışman:PROF. DR. CÂNÂ BİLSEL
  • Yer Bilgisi: Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Mimarlık Anabilim Dalı
  • Yüksek Lisans, İngilizce, 2013 ,80 s.

“Jenerik başkentin yeni yersiz kent mekanları olarak Ankara'daki alışveriş merkezleri”

Serdar ERİŞEN

(11.04.2014 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.)

Öz: Bu çalışmanın asıl amacı, çağdaş dünyada, ekonomik, sosyal ve bunlara bağlı mekânsal dönüşüm süreçlerini ve özellikle teknolojik gelişmelere koşut olarak çağdaş kapitalizmin şehirler ve mimari mekanlar üzerindeki etkilerini sorgulamaktır. Bu hususta, bu çalışma kültürler arası ekonomik ve sosyal yapısal ilişkileri ve bu yapısal ilişkilerin yansıması olan yeni mekânsal arketipler olan alışveriş merkezlerinin önemini araştırmaktadır. Bu dönüşüm süreçlerinde, yapısal ve yerel ilişkilerin, bilgi çağında, karşılıklı ve ikircikli yapısını anlamak adına, bunlara etmen, yerel ajan ve etkenleri, bunların sınırlarını ve dahi bunlara bağlı yerel parametre ve eylemlerin önemini tartışmak adına, yerel ölçekte Ankara şehri ve şehri saran alışveriş merkezleri `stratejik araştırma konusu olarak seçilmişlerdir.

Anahtar Kelimeler:Ekonomi = Economy ; Mimarlık = Architecture ; Şehircilik ve Bölge Planlama = Urban and Regional Planning

  • Danışman:PROF. DR. GÜVEN ARİF SARGIN
  • Yer Bilgisi: Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Mimarlık Anabilim Dalı
  • Yüksek Lisans, İngilizce, 2013 ,258 s.

“21. yy kent imajının Benjaminci bir okuması”

Seçil Binboğa

(02.08.2014 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.)

Öz:Bu çalışmanın amacı, 21. yy metropolüne, Walter Benjamin?in eleştirel-materyalist tarih yazımı anlayışından hareketle ve Dziga Vertov?un montaj-düşüncesinin açtığı yolda yeni bir bakış açısı getirmektir. Bu amaçla, bu iki ismin imajlarla düşünme diye adlandırılan metodolojik yaklaşımları ve temel montaj kavramlarından olan “diyalektik imaj” ve “aralık” tartışmaya açılarak; kent imajı ve kent okuması arasındaki diyalektik ilişki yeniden yorumlanacaktır. Bu diyalektik ilişkinin, çoklu zamanlar - çoklu bedenler ve kopma - sıçrama anları aracılığıyla yeniden okunacağı bu süreçte, 21. yy metropolü, çoklukların imajı ile direnişin imajı arasında sürekli dönüşen bir hareket, ya da hareketli bir montaj olarak değerlendirilecektir.

  • Danışman:PROF. DR. ADİLE JALE ERZEN ; PROF. DR. GÜVEN ARİF SARGIN
  • Yer Bilgisi: Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Mimarlık Anabilim Dalı
  • Yüksek Lisans, İngilizce, 2013 ,112 s.

“Gösteri toplumunda mimarlık manifestoları”

Oktay TURAN

Öz:Bu çalışma gösteri toplumu ile mimarlık manifestoları arasındaki ilişkiyi analiz edip gösteri toplumunun değişimiyle mimarlık manifestolarının nasıl bir değişime uğradığını anlamaya çalışmaktadır. Mevcut ilişkiyi anlama bağlamında gösteri toplumu olgusu mimarlık manifestolarının varoluş sebebi olarak ele alınmıştır. Başka bir deyişle, bu çalışmada amaçlanan mimarlık disiplinin geliştirdiği söylemsel araçlarla kendini ileri kapitalist toplum modelinde nasıl varettiğini deşifre etmektir. Bu bağlamda mimarlık manifestoları mimarlığın söylemsel çerçevesinin önemli bir öğesi olmaları dolayısıyla bu ilişkiyi anlamak için uygun bir eleman olarak kabul edilmektedir. Bu çalışma, mimarlık manifestolarının iç mantığının modernist ototriter bir anlayışın hakim olduğu bir dış mantığa bağlı olduğunu ima etmektedir. Bu karşılıklı ilişkiyi saptamak; bu ilişkinin bugün hala aynı olup olmadığını deşifre etmek ve türün kökenini anlamak açısından önemlidir. Bu bağlamda Debord'un ileri kapitalist toplumlara yönelttiği eleşti türün hem bir söylemsel araç hem de bir ikna aracı olarak tanımlanması açısından önemli bir rol üstlenmektedir.

  • Danışman:PROF. DR. ALİ CENGİZKAN
  • Yer Bilgisi: Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Mimarlık Anabilim Dalı
  • Doktora, İngilizce, 2013 ,129 s.

“Kent parazitleri: Mimaride ara mekanların grafiti müdahalesi ile yeniden sahiplenilmesi”

Senem YILDIRIM

Öz: Bu tez, bir yeniden sahiplenme biçimi ve varolan kentsel çevrenin sterilliğine karşı bir duruş olarak parazit mekanlara odaklanmaktadır. Kent parazitlerinin ara-mekanların yeniden sahiplenilmesi için bir metod olduğu öne sürülürken, bu ara-mekanların kent sakinleri tarafından yeniden keşfedilmesi süreci bireysel manifestolar bütünü olarak okunup, bu doğrultuda yeni perspektifler geliştirilmektedir. Kent parazitleri terimi bu çalışmada bireysel müdahalelerle dönüştürülmüş aynı bağlamı paylaşan ara-mekanların, mekansal ve sembolik olarak birbirine bağlanmasıyla oluşan bütünleşik bir alternatif bölge olarak tanımlanmaktadır. Dikkate değer bir kent paraziti olarak grafiti, kent mekanının işgali ve ara-mekanları yeniden sahiplenmenin alternatif bir metodunu örneklediği için, çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Kentte hem gözlemciyi hem de müdahaleciyi simgeleyen grafiti sanatçıları, kent görünümünü yeniden şekillendirip alternatif mekanların oluşabilmesi için yeni zeminler hazırlayarak bu sürece katkıda bulunurlar. Potansiyel grafiti noktalarının seçimi, grafiti sanatçısını kent parazitlerinin sürekliliğinin sağlanması sürecinde aracı yaparken; bu parazitik bölgenin grafiti noktalarının birbirine bağlanması ile oluşması ve yürüme eylemi ile gözlemlenmesi de bu sürekliliği besler. Çalışma, ara-mekanların şekillenme sürecinin takibi ve grafiti mirasının tartışılması bakımından örnek bir tarihi olan Berlin şehrine odaklandı. Kent parazitlerinin örgütlenmesi sürecinde ara mekanların bağlamlarına göre değişen kimliğinin incelenmesi için, Berlin Duvarı ve sonrası karşılaştırılarak ara mekanların gelişimine örnek durumlar olarak seçildi. Grafiti müdahalesiyle mekansal ve sembolik olarak birbirine bağlanan ara-mekanların gözlenebilmesine olanak tanıyan çalışma, Berlin analizinde, kişisel gözlemlere dayanarak hazırlanan ve ara-mekanlar ile kesişen grafiti noktalarının devamlılığını gösteren haritalar aracılığıyla kent parazitlerinin varlığını aramıştır.

  • Danışman:PROF. DR. AYDAN BALAMİR
  • Yer Bilgisi: Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Mimarlık Anabilim Dalı
  • Yüksek Lisans, İngilizce, 2013 ,174 s.

“Atatürk döneminde konut ve yerleşme : Mübadele yerleşimleri”

Selçuk SEÇKİN

(21.04.2016 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.)

Öz:Bu çalışmada, tarihsel süreç içerisinde göç ve kırsal iskân faaliyetlerinin Osmanlı Döneminden Atatürk'ün ölümüne kadar geçen süreçte değişimi ve çeşitleri incelenmiş, bu tarihsel süreçte planlı kırsal iskân adına önemli bir proje olarak görülen, mübadele dönemi yerleşimleri çalışmanın esasını oluşturmuştur. Bu amaçla yapılan yayın ve arşiv çalışmalarının izinde, arazi çalışmasının verdiği sonuçlarla, değerlendirmeler yapılmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin uygulamaya koyduğu ilk yerleşim projesinden, eldeki bilgiler ve günümüze gelen konut örnekleri incelenerek değerlendirmeler yapılmaya çalışılmış ve her bölgede görülen çeşitli plan tiplerinin, özellikleri saptanarak, geleneksel ve ithal unsurlar belirlenmeye çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler:Atatürk = Atatürk ; Göçmenler = Migrants ; Köyler = Villages ; Kırsal yaşam = Rural life ; Mübadele = Exchange ; Osmanlı = Ottoman ; İskan = Settlement

  • Danışman:YRD. DOÇ. DR. ELVAN ERKMEN
  • Yer Bilgisi:Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Mimarlık Anabilim Dalı / Mimarlık Tarihi ve Kuramı Bilim Dalı
  • Doktora, Türkçe, 2013 ,464 s.

“Tapınma ritüeli ile ibadet mekânı arasındaki ilişkinin göstergebilimsel bağlamda okunması: Cemevi yapıları”

Gözde ÜLGER

Öz:Mimarlık sisteminin bir iletişim biçimi ve bir simge olarak ele alınabileceğini gösteren pek çok çalışma vardır. Dil ve görsel imajın bir parçası olan simgeler, semboller kadar yapıların da bir `işaret dizgesi' olması söz konusudur. Bu nedenle hareket ve iletişim için bir sahne gibi ele alınan mekân, dilin bir parçası olarak tartışılır. Dini yapılar; bağlı olduğu din, ibadet ve kültür, coğrafya ve topluluğa göre hem yapısal hem de anlamsal açıdan farklılık gösterebilirler. Bu bağlamda çok tanrılı dinlerde kuttörenler ve tek tanrılı dinlerde litürjiden ve bu dinlerin tapınaklarından, ibadet mekânlarından bahsedilmiş; bunların ışığında ve kendi inanç sisteminin temellerine göre Cemevleri analiz edilmeye çalışılmıştır. Alevi-Bektaşi inancının uygulandığı ve öğrenildiği yer âyin-i cem ya da kısaca cemlerdir. Cemler `Cemevi'nde yapılır. Uzun ve içe kapanık bir sürecin sonucunda cemevleri ile yaşam alanları iç içe geçmiş, bir kilise veya cami gibi kendine özgü ve aleni bir mimari üslup oluşturamamasına rağmen cemevleri, ortak birtakım mimari özelliklere ve gizli bir tipolojiye sahiptir. Bu kapsamda öncelikle tarihi Alevi-Bektaşi dergahları anlamsal ve mekansal olarak analiz edilmiştir. 1980'lerde köyden kente göçlerin artmasıyla beraber kentsel kamusal alanlarda, cemevleri bağımsız yapılar olarak ortaya çıkmış ve gereksinimlere cevap verebilecek çağdaş bir çözüm düşüncesi ile, 1996 yılında ilk kez Cemevi Kültür Evi Yarışması açılmıştır. Ödül alan projeler; plan ve kesit düzleminde ve anlamsal olarak analiz edilmiş, son olarak; kent içinde bağımsız birer yapı olarak karşımıza çıkan ve çoğunluğu İstanbul'dan seçilen örneklerden cem salonları analiz edilmeye çalışılmıştır. Bir gösterge olarak Cemevleri, günümüzde `cem salonu' da denilen `meydanevi'nin mekansal dinamikleri ve altında yatan sembol repertuarları çıkarılmaya çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler:Dilbilim = Linguistics ; Din = Religion

  • Danışman:PROF. DR. SİNAN MERT ŞENER
  • Yer Bilgisi:İstanbul Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Mimarlık Anabilim Dalı / Mimari Tasarım Bilim Dalı
  • Yüksek Lisans, Türkçe, 2013 ,153 s.


2012 ❯

“Ulus, Ankara’da bulunan Roma Dönemi kalıntılarının mevcut kentsel bağlama entegrasyonu”

Özge MUTLU

Öz:Kentsel arkeolojik alanlar, kentin tarihinin önemli izlerini taşırlar ve bu yüzden_tüm değerleriyle korunmalı ve gelecek nesillere aktarılmalıdırlar. Kentsel bağlam_içerisinde hayatta kalabilmeleri için içinde var oldukları güncel bağlama entegre_olmaları önemlidir. Bu çalışmada Ankara'nın Ulus semtinde bulunan dört kentsel_arkeolojik alan entegrasyon durumlarının anlaşılabilmesi amacıyla analiz_edilmiştir. Bu analiz için de APPEAR Projesinin kavramsal çerçevesinin ve önerdiği metodun temel araçlar olarak kullanıldığı bir metot kurgulanmıştır. Bu bağlamda, öncelikle Ankara, Ankara'daki Roma dönemi kalıntıları ve APPEAR_metoduna ilişkin genel bir çerçeve çizilmiş ve konunun Türkiye'deki güncel yasal_çerçevesi tartışılmıştır. Daha sonra, Roma Hamamı Açık Hava Müzesi, Cardo_Maximus, Augustus ve Roma Tapınağı ve Roma Tiyatrosu için analizler_yapılmıştır. Sonuç olarak da bu alanların Ulus'un bu günkü kentsel bağlamına entegre olabilmeleri için temel ilkeler ve öneriler ortaya konmuştur. Bu dört alanda yürütülen analizler göstermiştir ki, Ulus'daki kentsel arkeolojik alanlar şu anki durumlarıyla değerlendirildiklerinde, kent bağlamına entegre olabilmiş değildirler. Bu durum Roma dönemi arkeolojik kalıntıları için tehdit oluştururken kent içinde de bu alanlar kullanılmayan ve anlamını kaybetmiş boşluklar olarak sorun teşkil etmektedirler. Bu çalışma Ulus'daki arkeolojik_alanların kent bağlamına entegrasyonunu sağlamak amacıyla yapılacak projeler_için temel prensipler sunarken alanların bağlamsal bütünlüğünü güçlendirmek ve_entegrasyonlarını sağlamak için kullanılacak araçlara referans veren üç ana_kavram ortaya koymaktadır: ulaşılabilirlik, görünürlük ve anlaşılabilirlik.

  • Danışman:YRD. DOÇ. DR. A. GÜLİZ BİLGİN ALTINÖZ
  • Yer Bilgisi:Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Mimarlık Bölümü / Restorasyon Anabilim Dalı
  • Yüksek Lisans, İngilizce, 2012 ,233 s.

“Bir Erken Cumhuriyet Dönemi yapısının koruma önerisi: Atatürk Orman Çiftliği hamamı”

Büşra KUL

Öz:Bugün, birçok nitelikli 20. Yüzyıl yapılarının yok olması ve bu yapılar üzerinde yapılan çalışmaların sayıca azlığı, bu konuda yapılacak araştırmaların gerekliliğini ortaya koymaktadır. Tez çalışmasının konusu, Atatürk Orman Çiftliği Hamamı için koruma projesinin hazırlanmasıdır. Yapı cumhuriyet dönemi yapılarının önemli mimarlarından Ernst Egli tarafından 1937 yılında tasarlanmış; bira fabrikası, AOÇ çalışan lojmanları ve yönetim binalarının oluşturduğu kompleks içerisinde inşa edilmiştir. Yapı bugün kentsel dönüşüme ayak uyduramayarak işlevini kaybetmiş olup, çeşitli malzeme bozulmaları ve strüktürel sorunlarla nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Koruma projesi kapsamında yapısal değer, sorun ve potansiyellerin yanı sıra; bir ulusun modernleşme projesinde önemli kilometre taşlarından olan Atatürk Orman Çiftliğinin toplum üzerindeki rolü üzerinde durularak, bina yakın çevresiyle birlikte ele alınmıştır. Bu kapsamda alanın kentsel dönüşümüne katkı sağlayacak bir işlevle birlikte yapının değerleri ve tespit edilen sorunları çerçevesinde koruma projesi önerilmiştir. Böylece AOÇ gibi kent belleğinde önemli yeri olan bir alan üzerindeki metruk kalan bu yapının belgelendirilmesi, sorun ve değerlerinin sistematik ve metotlarla ortaya çıkartılması sağlanmış, önerilen yeni işlev ve koruma yaklaşımıyla zaman içerisinde önemi göz ardı edilen yapının uygun görülen işlevle yeniden kullanılması ve değerlerinin korunarak gelecek nesillerine aktarılmasını öngören bir koruma önerisi geliştirilmiştir.

Anahtar Kelimeler:Ankara = Ankara ; Atatürk Orman Çiftliği = Atatürk Forest Farm ; Koruma = Conservation

  • Danışman:DR. FUAT GÖKÇE L
  • Yer Bilgisi:Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Mimarlık Bölümü / Restorasyon Anabilim Dalı
  • Yüksek Lisans, İngilizce, 2012 ,330 s.

“Kültürel mirası sergilemek, kollektif kimlik tanımlamak: Geç Osmanlı İmparatorluğundan erken Cumhuriyet Türkiyesi'ne müzeler”

Pelin GÜROL ÖNGÖREN

(31.07.2014 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.)

Öz:Modernitenin güçlü görsel araçları olan müzeler, modern dünyada politik ideolojilerin etkisi altında çeşitli anlatılarla kurgulanmışlardır. Bu araştırma, binalarının, koleksiyonlarının ve eserleri sergileme yöntemlerinin emperyalist, milliyetçi ve modernist ideolojilerin parçası olarak kolektif kimliklerin oluşturulmasında ne ölçüde kullanılmış olduğunu araştırarak, farklı sosyo-politik bağlamları olan Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet dönemlerinin müzelerini kıyaslamalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmanın genel amacı, bu iki farklı tarihsel bağlamda müzelerdeki sergileme üzerine odaklanarak, ortak bir kimlik tanımı oluşturulabilmesinde tarihin ve kültürel mirasın nasıl algılandığını ve nasıl işlendiğini incemektir. Bu araştırma Türkiye'de arkeoloji ve etnoğrafya müzelerinin öncülleri olan Müze-i Hümayun (1887-1891), Evkaf-ı İslamiye Müzesi (1914), Ankara Etnoğrafya Müzesi (1925-1927, açılış:1930), Milli Müze ya da Hitit Müzesi olarak adlandırılan müzeyi içeren gerçekleştirilmemiş proje (1933) ve Hitit ya da Eti Müzesi olarak bilinen (ve daha sonra Anadolu Medeniyetleri Müzesi olarak adlandırılan) (restorasyon başlangıcı:1938) müzeleri incelemektedir. Bu çalışma, eleştirel bir değerlendirme sunabilmek için, müzelerin oluşumunu kendi bağlamlarında incelerken, sadece mimarlık alanında değil, tarih, arkeoloji, etnoğrafya ve müzecilik alanlarında da üretilen bilgiyi kullanarak oluşturulan disiplinlerarası bir çerçeveden yararlanmaktadır.

  • Danışman:DOÇ. DR. ELVAN ALTAN ERGUT
  • Yer Bilgisi:Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Mimarlık Tarihi Anabilim Dalı
  • Doktora, İngilizce, 2012 ,512 s.

“Günümüz havalimanlarının mimari programı üzerine bir araştırma”

Aslı KAYA

Öz:Havaalanı mimari programı, zaman içinde salt bir ulaşım mekânı olmanın ötesinde, çekirdeğinde ulaşım yapısı olup etrafında çeşitli aktiviteleri barındıran bir "şehre" dönüşmüştür. Bu tez, kullanıcıya (yani yolculara ve şehrin sakinlerine) özel bir önem vererek havaalanı ve şehrin bütünleşebileceği savunmasıyla, günümüz havaalanları mimari programını tartışmayı ve eleştirmeyi hedefler. Tartışma, programın diyalektik ilişki içinde olan üç bileşeni üzerine odaklanır: Süreç, Kullanıcı ve Ürün (Yapı). Süreç, bina formunu üreten mimari tasarım sürecinden ziyade, havaalanı mekânının şekillenmesinde etkili olan aktörleri ve tasarım sürecine olan katkılarını ifade eder. Kullanıcı, mekânın organizasyonunun hem pasif hem de aktif aktörlerini ifade eder. Ürün ise, kullanıcı ve hâkim üretim biçiminin dilek ve talepleri doğrultusunda dönüştürülmüş olan mekânın kendisini temsil eder. Bu bileşenler, tezin savı çerçevesinde, şehir ile bütünleşmenin gereksinimlerine yanıt verecek bir havaalanı mimari programının geliştirilmesindeki önemli etkenler olarak kabul edilir. Günümüzün havaalanlarında, kullanıcıların, sermayenin mekânları kurgulayan egemenliğine karşı, varlıklarını gösterebilmek için mekânların tasarım ve kullanım süreci üzerinde yeterli hakları yoktur. Bu nedenle, bu çalışma, merkezine kullanıcıyı koyan, havaalanını şehir ile entegre eden alternatif bir havaalanı mimari programı önerir. .

Anahtar Kelimeler:Hava alanları = Airports

  • Danışman:DOÇ. DR. BERİN GÜR
  • Yer Bilgisi:Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Mimarlık Anabilim Dalı
  • Yüksek Lisans, İngilizce, 2012 ,131 s.

“Mimari doküman olarak fotoğraf: ODTÜ kampüsü için görsel arşiv”

Melike AKYOL

Öz:Tezin amacı, ODTÜ'ye yönelik olarak kurulacak bir mimari fotoğraf arşivinin gereksinim duyduğu zorunlu pragmatik ve kavramsal temelin oluşturulmasıdır. Hedef, maddesel ve düşünsel anlamda ”erişilebilir” bir arşiv kurulmasına ilişkin yöntem önermek ve arşivin ileriye yönelik gelişme ve genişleme olasılıklarını sorgulamaktır. Kavramsal çerçevenin oluşturulmasında, fotoğrafı görsel bir araç olarak ele alan sanat kuramları ve “arşiv” teriminin anlamı üzerinden incelenecek mimarlık tarihi yazımı olmak üzere iki ana konuya odaklanılacaktır. Fotoğraf, görsel bir araç olarak incelenecek ve fotoğrafın doküman olarak görevi üzerinde durulacaktır. “Arşiv” kelimesinin Michel Foucault tarafından yapılan tanımı, belgeleme ve tarih yazımı söylemlerinin kurgulanmasında önemli bir noktada yer alacaktır. Pragmatik çerçevenin oluşturulmasında, RIBA arşivlerinde kullanılan yönteme başvurulacaktır. RIBA arşivlerinin içerik ve kapsamı, ODTÜ için geliştirilecek olası bir arşiv önerisindeki ile benzerlik göstermektedir. ODTÜ yerleşke fotoğraflarının bulunduğu GİSAM arşivleri bu çalışmanın başlıca kaynağını oluşturmaktadır.

  • Danışman:PROF. DR. AYŞEN SAVAŞ
  • Yer Bilgisi: Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Mimarlık Anabilim Dalı
  • Yüksek Lisans, İngilizce, 2012 ,138 s.

“İstanbul’daki Rum Azınlığı ilkokulları için koruma prensiplerinin tanımlanması”

Onur Tunç EKMEKÇİ

(11.04.2014 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.)

Öz:Bu tezde, İstanbul'daki Rum İlkokulları üzerinde bir çalışma yapılıp, bu çalışmadan elde edilen verilerle birlikte bu okullara yönelik genel koruma prensiplerinin tanımlanması amaçlanmıştır. Rum Azınlığı İstanbul'da social ve kültürel hayatta önemli yer edinmiştir ve 19. Yüzyıl'da finansal güçleriyle birliikte şehir içerisindeki etkileri daha da artmıştır. Rum Azınlığının okullarının sayılarındaki artış da bu dönemde olmuştur. Bu dönemde ve sonrasında inşa edilmiş olan Rum Azınlığı okulları bir azınlık frubunun önemli kamu yapıları olarak inşa edilmişlerdir ve önemli miktarda özgünlük, teknik-artistik, sosyo-kültürel ve ekonomik değer taşımaktadır. İstanbul'daki Rum Azınlığı İlkokulları İstanbul'daki ve Türkiye'deki kültürel çeşitlilğin en önemli örnekleri arasındadır. Bu kültür yapılarını korurken, değer, problem ve potansiyellerinin değerlendirilmesi çok önemlidir. Koruma çalışmalarına ek olarak, yorumlama ve sunumun da bu yapuların kente yeniden kazandırılmasında önemli aşamalar oldukları unutulmamalıdır. Bu tez, bu okulların özellikleri ve mevcut durumlarının blegelenmesi; değer, sorun ve potansiyellerinin tespiti; ve korunmalarına yönelik genel prensiplerin tanımlanmasına yönelik bir çabanın ürünüdür.

  • Danışman:ÖĞR. GÖR. NİMET ÖZGÖNÜL
  • Yer Bilgisi:Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Restorasyon Anabilim Dalı
  • Yüksek Lisans, İngilizce, 2012 ,253 s.

“Roma dönemi Bergama'sında eğlence yapıları”

Ayşe Bike BAYKARA

(11.04.2014 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.)

Öz:Bu tezin yoğunlaştığı ana konu Roma döneminde Bergama'da bulunan değişik eğlence yapılarıdır. Bergama Helenistik dönemde çok iyi tanınan Atina ile yakın bağları olan bir şehirdir ve Roma döneminde de önemli bir kültürel merkez olarak kimliğini korumaya devam etmiştir. Özellikle dikkat çekici bir nokta, Küçük Asya'da bilinen sadece 3 amfitiyatro örneğinden birinin Bergama'da olmasıdır. Amfitiyatronun herhangi bir Yunan kökeni olmayan bir yapı türü olduğu iyi bilindiğinden, Bergama'da bulunması varlığını daha da araştırılmaya değer kılmaktadır. Bergama amfitiyatronun yanında ayrıca iyi bilinen bir Yunan tiyatrosu, bir Roma tiyatrosu, bir Stadium ve bir kaç odeon'un varlığı ile övünmekteydi ki bu durum da şehrin bir çok eğlence yapısını bir arada incelemek için dikkate değer bir örnek olduğunu gösterir. Bu sebeplerden dolayı amaç, sayılan bütün eğlence yapılarının bu şehirde bir arada bulunmasının mimari, sosyal ve politik açılardan anlamını araştırmaktır.

Anahtar Kelimeler:Anadolu mimarisi = Anatolian architecture ; Anfitiyatrolar = Amphitheatres ; Antik mimari = Antique architecture ; Asia Minor = Asia minor ; Klasik Roma mimarisi = Classical Rome architecture ; Pergamon = Pergamon ; Roma Dönemi = Roman Period

  • Danışman:PROF. DR. SUNA GÜVEN
  • Yer Bilgisi:Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Mimarlık Tarihi Anabilim Dalı
  • Yüksek Lisans, İngilizce, 2012 ,141 s.