İmrahor Vadisi Tartışıldı, Gökçek ve Ekibi Katıl(a)madı

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Kent İzleme Merkezi Melih Gökçek’in İmrahor Vadisi ile ilgili bilgiden yoksun meydan okumasına panel forumla cevap verdi. Melih Gökçek ve teknik ekibinin de davetli olduğu panele Gökçek “Haberim yok." diyerek katıl(a)mayacağını söyledi.

“Kim Mahçup, Kim Rezil”

İmrahor Vadisi'nin yapılaşmaya açılmasını öngören “Kanal Ankara” projesinin Belediye Meclisi'nde kabul edilerek askıya çıkmasıyla birlikte Mimarlar Odası Ankara Şubesi ile Büyükşehir Belediyesi arasında İmrahor Vadisi tartışması başladı. Ankara’nın son vadisi olan İmrahor’un yok olmaması için çalışma başlatan ve planı yargıya taşımaya hazırlanan TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi,  Bilimsel bilgiden uzak olduğunu iddia ettiği Büyükşehir Belediye Başkanı'na, Kent İzleme Merkezi Danışma Kurulu'nda yer alan bilim insanlarının katıldığı panel forumla cevap verdi. Panelden önce  Gökçek’in özel kalemini arayarak katılım olacak mı diye soran Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Belediye'nin özel kaleminin Başkanlarının panelden haberi  olmadığını bu nedenle katılamayacağını söylediğini aktardı. Candan “Bunun doğru olmadığını herkes biliyor.” dedi. Gökçek ve teknik ekibini İmrahor Vadisi ile ilgili bilgi edinmesi için davet ettiklerini ifade eden Mimarlar Odası Ankara Şubesi yetkilileri , “Kim mahçup, kim rezil olacak bakalım." dedi. Panel süresince kalabalığa rağmen Gökçek ve ekibine ayrılan koltukların boş kalması, kimsenin oturmaması dikkat çekti.

“Kentsel Tarım, Kent Bahçeciliği”

Ankara Üniversitesi eski Rektörü, Prof.Dr. Cemal Taluğ’un oturumu yönettiği panelde, Taluğ İmrahor Vadisi'nin potansiyelini değinerek, kentsel tarım ve kent bahçeciliği konusunda dünyadaki örnekleri hatırlattı. Taluğ’un dünyada kent bahçeciliğinin teşvik edildiği, elçilerin bile teraslarında arıcılık yaptığını belirttiği, kentsel yeşilin artırılması konusunda yapılan vergi indirimleri ve teşvikleri anlattığı panelde ilk sözü Prof.Dr. Yalçın Memlük aldı.

“İmrahor Vadisi Korunmalı”

Yalçın Memlük, “Vadi'nin Ankara içerisindeki yerini anlatarak Osmanlı'dan bu yana bu Vadi hep yapılaşma dışında bırakılmıştır, yeşil aks içerisinde rüzgar koridoru olarak bırakılmıştır” dedi. Vadi’nin dar olduğu yerlerde gölgelenme olduğunu ve Vadi'nin yapılaşmaya uygun olmadığının altını çizen, "Osmanlı'dan bu yana hiç kimse burayı yapılaşmayı niye akıl etmedi, bu Vadi'nin özelliklerinden kaynaklı." diyen Memlük, Vadi'nin korunması gerektiğini belirtti. 

“İmrahor Vadisi göletlerinde hala balık avlanıyor”

Orman Mühendisi Ahmet Demirtaş, Eymir Gölü ve İmrahor Vadisi’nin dünü ve bugününü, taşıdığı potansiyelleri anlatarak bir sunum gerçekleştirdi. İmrahor Vadisi’nin tarım , orman ve florasına yönelik zenginliğinin altını çizen Demirtaş, Vadi'de birkaç yıl öncesinde yapılan tarımla ilgili görselleri göstererek, tarım potansiyelinin çok önemli olduğunu, göletlerinde hala balık avlandığını, Ankara’nın son vadisi İmrahor’un yapılaşmaya açılmamasının kent açısından bir yokoluşa neden olacağını  belirtti.  

“İmrahor’un yeşil kuşak değeri”

Şehir Plancısı Doç.Dr. Savaş Zafer Şahin ise İmrahor Vadisini planlama süreçlerindeki yerini “değer”  kavramı ile ele alarak, İmrahor Vadisinin yeşil kuşak içerisindeki değerini anlatarak, yöneticilerin değer kavramıyla bilim insanlarının değer kavramının farklı olduğunun altını çizdi. Jansen Planı'ndan günümüze İmrahor Vadisi'nin yeşil aks olarak belirlenmesinin altını çizen Şahin, parçacıl yaklaşımlarla kentin planlamasının ele alınamayacağını belirterek sunumunu Gandhi’nin “Dünya tüm insanların ihtiyaçlarını karşılayabilir ama her insanın açgözlülüğünü karşılayamaz.” sözleriyle tamamladı.

“Yeşil alan, asfalta ve betona dönüşecek”

Ulaşım Uzmanı ve Mimarlar Odası Ankara Şubesi'ni Ulaşım Dayanışması'nda temsil eden Mimar Erhan Öncü, İmrahor Vadisi Nazım İmar Planı Revizyonu'nu ulaşım ve riskleri açısından ele alarak Ankara yaşanmaz hale gelecek dedi. Çevre yolu üzerinde planlanan kavşak ile kentsel yayılmayı destekleyen bu plan, vadiler ve dağlardan oluşan doğal eşikleri zorluyor diyen Öncü, planın yatırım maliyetleri ve işletme maliyetleri ve toplu taşım maliyetlerine ağır yükler getireceğini kaydetti. Öncü “Planın hayata geçmesi durumunda, yüksek gelir gruplarının yararlanacağı bu kentsel yerleşimin pahalı olan tüm yükünü Ankaralılar ödeyecek. Yeşil alan asfalta ve betona dönüşecek, bu kavşak ile birlikte inşaat daha sonra üstüne kat çıkarım diyen filiz bırakma tekniğiyle yapılmış durumda. İmrahor Vadisi tamamen geçiş alanı olacak, kirlenecek, rant hanesindeki rakamlarını büyüten bu planın hayata geçmesi yanlıştır.” şeklinde konuştu.

“Gökçek’e Kırmızı kart”

Mimarlar Odası Ankara Şubesi Kent İzleme Merkezi Danışma Kurulu Üyesi Peyzaj Mimarı Redife Kolçak, sunumunu coğrafyacı Yu-Fi-Tun’un Dünyayı bilmek kendini bilmektir sözlerine odaklanarak İmrahor Vadisi'nin ve bilim insanlarının yaptıkları çalışmalarla bilgisizliğinde kaynaklı Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e üç kez kırmızı kart göstererek, artık bu işi bırakması gerektiğini hatırlattı. Kolçak’ın sunumuna İmrahor Vadisi ile ilgili yazılan tuğla büyüklüğündeki tezlerle gelmesi dikkat çekti. Ankara ranta teslim ediliyor geleceğimiz yok ediliyor diyen Kolçak, Büyükşehir Belediye Başkanı halkı yanıltıyor, tercihlerini sermayeden yana kullanıyor Saha dışına çıkma zamanı gelmiştir diyerek sunumunu tamamladı. 

“İmrahor Vadisi'ne Rant gözüyle değil gönül ve bilim gözüyle bakılmalı”

Panelde son konuşmacı olarak söz alan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, kapalı kapılar arkasında yapılan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı ve Ankara Ulaşım Ana Planı ile çok yakından ilgili olan İmrahor Vadisi planın bir rab planı olduğunu ifade etti. İmrahor Vadisi'ni arıcılık, florası ve faunası görseller ve yapılmış tezlerdeki haritalarla gösteren Candan, bunları görebilmek için belediye başkanının sosyal medyanın başından kalkarak vadide dolaşması gerektiğini vadiye rant gözü ile değil gönül ve bilim gözüyle bakması gerektiğini söyledi. İdeolojik söylemlerine yönelik olarak "Biizim ideolojimiz bilimi halkın yararına kullanmak, topluma hizmet etmek doğruları söylemek; Büyükşehir’in ideolojisi halkı yanıltmak, ranta odaklı politikaları hayat geçirmek." diyen Candan, İmrahor Vadisi'nin peşini Kaçak Saray'ın peşini bırakmadıkları gibi bırakmayacaklarını ifade etti. "İmrahor Vadisi'ndeki arazi el değiştirmelerini ve tapu kayıtlarını açıklasınlar, buradan kim yarar sağlayacak ortaya çıkacak, çevre yoluna önerilen kavşak planı ile, Yaylabağ ve yukarısında nasıl el değiştirmeler yaşanıyor açıklasınlar. Sadece bugünümüzü değil kentimizin geleceğini de almaya çalışıyorlar buna izin vermeyeceğiz." diyerek sözlerini bitirdi.