Mimarlığın Sosyal Forumu 2013

MSF Sokak’ta başladı 

Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından gerçekleştirilen uluslararası bir etkinlik olan Mimarlığın sosyal forumu açılışı Konur Sokak’ta yapıldı. 

Mimarlığın Sosyal Forumu  yürüyüşle başladı. Yürüyüş öncesinde açıklama yapan Oda yöneticileri Mimarlığın Sosyal Forumu’nun açılışını Konur Sokak’ta yaptı. Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Ali Hakkan: “ Mimarlığın sosyal forumunu topluma karşı sorumluluğumuzdan gerçekleştiriyoruz. Toplumsal beledyeciliği kamuoyu ile birlikte tartışacağız, yerel yönetimlerin ve katılımın tartışılması etkinliğimiz güçlü kılacak. Yaşadığımız katılımsızlık sürecini paylaşacağız. Yanlış kentsel politikalar ve yanlış planlama süreçleri ile birlikte kentler görsel kirlilik ve mekan açısından çöküntü görünümünde. “ dedi. 

Mimarlar Odası Ankara Şube Genel Sekreteri Tezcan Karakuş Candan, Mimarlığın oysal Forumu2nun en önemli özelliğinin gez direnişi ardından yapılması olduğunu kaydetti. Candan, “ Mimarlığın sosyal forumunu Türkiye’de yaşanan gezi direnişiyle katılma taleplerinin yüksek sesle haykırıldığı bir dönemin ardından gerçekleştiriyoruz. 

DSC_0887.JPG

MSF gezi’ye adandı

Hem 70’li yıllarda biriktirilen toplumsal belediyecilik deneyimleri hem kent hakkının nasıl savunulacağına dair dünya deneyimlerini tartışacağız. Mimarlığın sosyal forumu’nu dünyaya önemli bir deneyim yaşatan ve bu süreçte hayatını yitiren Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Mehmet Ayvalıtaş, Medeni Yıldırım, Ahmet Atakan, Ali İsmail Korkmaz’a adanmıştır. Adını andığımız bu çocukların, yaşam alanlarına sahip çıkma yüreklilikleri bize güç verecektir. “ dedi 

Açıklamanın ardından Mimarlar Odası önünde buluşan mimarlar ve kentliler, Bando eşliğinde kolej’e yürüdü. Yürüyüş sırasında, “her yer ODTÜ her yer direniş” “ bu daha başlangıç mücadeleye devam” “rantsal değil, kentsel dönüşüm” sloganları atıldı. Yürüyüş Kolejde son buldu. 


DSC_0984.JPG

“Katılım, Deneyim, Direniş”

Mimarlığın Sosyal Forumu Toplumsal Belediyecilik: “Katılım, deneyim, direniş” temasıyla açılışını yaptı. 

Mimarlığın Sosyal Forumu’nun resmi açılışı, tüm katılımcılar ve konuklarla birlikte TED Üniversitesi’nin konferans salonunda yapıldı. Açılış konuşmaları Ankara Şube Genel Sekreteri Tezcan Karakuş Candan Şube Başkanı Ali Hakkan, , Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhçu ve TMMOB başkanı Mehmet Soğancı yaptı. Mimarlığın Sosyal forumu açılışı büyük ilgi gördü. Katılımcılar arasında CHP Milletvekili Levent Gök ’de bulundu. 

“Gezi bizim mecburiyetimizdi” 

Açılış konuşmasını yapan Mimarlar Odası Ankara Şube Genel Sekreteri Tezcan Karakuş Candan şunları söyledi: “ Atatürk Orman Çiftliğinde başbakanlık binası  yapılırken, kamusal alanlar ranta açılırken, Ormanlar rant uğruna katledirken, özel yaşantımıza ne yediğimize, ne içtiğimize karışılırken, yaşam alanlarımız, zgürlüklerimiz kısıtlanırken GEZİ DİRENİŞİ BİZİM MECBURİYETİMİZDİ. Türkiye’de bıçağın kemiğe dayandığı andı. Bu direnişe, Mimarlar Odası olarak bir nebzede olsa katkıda bulunduysak bundan ancak onur duyarız. Geziden aldığımız enerji ile 2014 yılında gerçekleşecek yerel seçimlere doğru  gezide biriktidirdiğimiz inanılmaz enerjiyle gidiyoruz Belediyelerde,kamusal alanların yeniden kullanımında, çözüm üretilmesinde, kültürel mirasın korunmasında engellilerin toplumsal hayta katılımında,  yaşam alanlarının özgürleştirilmesinde bir direniş örmek mümkündür. 

Kenti yaşamak, geliştirmek bir çocuk büyütmeye benzer. Karşılıksız emek, koşulsuz sevgi ister. Ve hep sizden bir şey taşır, kimi zaman insanlığınızı, ideallerinizi, öfkelerinizi, yenilgilerinizi, umutlarınızı umutsuzluklarınızı, kavuşmalarınızı, geçmişinizi, anılarınızı, kimliğinizi yansıtır. Kim bilir belki de o muzip haliyle  “Ben bu kentin anasıyım” diyen Vedat Dalokay, yerel yöneticilere, bir kente karşı nasıl davranılacağının çok ince mesajlarını göndermişti. Toplumsal belediyecilik yaklaşımını hala 70 li yılların deneyimleri üzerinden tartıştığımız bu günlerde, bir umut olacak toplumcu belediye yönetimleri ve hizmetlerini,  bütünlüklü bir şekilde göremiyorsak, o ince mesajların yerini bulmadığındandır.

Kente ve yaşama çocuk gibi sarılmak lazım. Kenti ve yaşamı çocuğun o bitip tükenmez enerjisiyle büyütmek lazım… Kente ve yaşamımıza karşı yapılan her müdahaleye çocuğun o vazgeçmez, inatçı, sürekli ve kararlılığıyla direnmek lazım. Bizim çocuklarımız, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ahmet Atakan, Ali İsmail Korkmaz, Medeni Yıldırım, kent hakkı kavramına nasıl sahip çıkılacağına dair, dünyaya inanılmaz bir deneyim bıraktı. Onun içindir ki Mimarlığın Sosyal Forumu, bu direnişi, canlarını vererek büyüten çocuklarımıza adandı”.dedi

Yerel Seçimlere Dair Söz Söylemek Topluma Karşı Sorumluluğumuzdur

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Ali Hakkan: “ MSF, önümüzdeki dönem ülkede,  2014 yerel seçimlerinin gerçekleşmesi sebebiyle Mimarlar Odası’nın kent ve topluma karşı olan kamusal sorumluluğu gereği, yapmakla yükümlü olduğu bir görevdi. Özellikle Ankara kentinde genelde de tüm ülkede hem yerel yönetimlerin hem de merkezi iktidarın mimarlık ve planlama alanından, ve  kentler üzerinden yağma talan politikalarını gerçekleştirdiğini biliyoruz. Bu anlamda kendi meslek alanımıza sahip çıkarak, toplum ve kamu yararını savunarak, yerel yönetimlerin ve merkezi iktidarın yürüttüğü rant odaklı projelere karşı mücadele yürütmekteyiz. Son dönemde, çıkartılan adına kentsel dönüşüm dedikleri rant projelerinin önünü açan girişimlerle kentlerimiz ormanlarımız, kıyılarımız, derelerimiz, ve tüm kamusal alanlarımız birer birer yok edilmekte. Buna karşı olarak  gezi sürecinde gördük ki sadece bu alanda rahatsız olan Odalar değil, toplumun tüm kesimleri de bu mücadeleye ortak oldu. Ve doğal  hakları olarak bu alanlara sahip çıktılar. Buna karşın AKP iktidarı, en demokratik hak taleplerine  ciddi saldırılarda bulundu. Hepimizin bildiği gibi 6 kişi yaşamını bu uğurda feda etti. O nedenle böylesine bir organizasyonu kaybettiğimiz gençlerin anısına gerçekleştirmekteyiz” dedi. 

Mimarlığın Sosyal Forumu açılış konuşmasında Mimarlar Odası Genel Başkanı  Eyüp Muhçu ise meslek odaları üzerindeki baskıya ve otoriteye dikkat çekti:  “ İktidar, kentsel mekanda toplumu inanç, sosyal, ve sınıfsal ayıran uygulamaları kullanıyor. AKP rant kararlarına engel gördüğü her şeye açık savaş açıyor. Ya tasfiye ediyor, ya da işlevsiz hale getiriyor.  Meslek Odalarına da bu kapsamda sistemli bir operasyon söz konusu. Özel yaşama müdahale bile iktidar politikası haline gelmiştir. Torba yasa ve düzenlemelerle tek otorite haline gelmiş, bası, şiddet ve sindirme politikaları giderek artmıştır. Gezi direnişi bu koşullarda ortaya çıkmış, halk otoriter yağmacı anlayışa karşı açık tavır almıştır. Milyonlarca insanın coşkusu demokratik talepleri ortaya çıkmıştır. İnsanlar, yaşam alanına yönelik dayatmayı reddetti. Bu toplumsal tavrı herkesim dikkate almak zorundadır. Herkesin ülke ve dünya gündemi hakkında görüşü ve önerileri vardır. Gezi ile simgeleşen, kentli haklarının, sağlıklı kentleşme, toplumsal barış ve ülkenin özgür geleceği için güvence oluşturduğunun bilincindeyiz.” 

Mehmet soğancı ise “TMMOB emekçi halkın hizmetinde yetmişlerde çizdiği yol haritasını bugünlere taşıdı. Neoliberal sitemin en çok on yıldır kentlerin fotoğraflarını çok çektik. 44 ilde kent sempozyumu yaptık. İstanbul’da taksime sahip çıkmak isteyen Taksim dayanışması, neden bunlara dokunulmamsı gerektiğini anlattık. Gezi bize de çok şey öğretti. Bilimsel raporları, bilimin ve tekniğin yol göstericiliği için daha fazla çalışacağız. Bu ülkenin, kıyısına, ormanına, denizine sahip çıkmak için çalışacağız. Siyasi iktidar bize saldırıyor, bunları hak ediyoruz çünkü; herkesin dilleri kesildiği zaman bir örgüt vardı bu ülkede konuşan o da TMMOB’dir. Sosyal forum çok önemlidir. Türkiye’de yaratılmak istenen çığlığın kenar çizgilerini ifade edecektir. Yerel yönetim seçimleri öncesinde önemlidir. Gelecek hafta TMMOB öğrenci evi yurdu açılacak aydınlık Türkiye geleceği için on beş ayda bitirdiğimiz proje bir meydan okuma oldu. Sosyal forumları büyüteceğiz. Sözümüzü söyleyeceğiz.” Şeklinde konuştu. 


DSC_1176.JPG

MSF’de Gezi Direnişi, Kent Hakkı ve Katılım Tartışıldı 

Gezi direnişi, dünya deneyimleri ile kent hakkı ve  yerel yönetimler MSF’de ilgi gördü.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından düzenlenen Mimarlığın Sosyal Forumu’nun ikinci gününde, dünya deneyimlerinde yerel yönetimler ve katılımcı modeller tartışıldı. Gezi direnişi konuşuldu. Gezi direnişinde hayatını kaybeden Ethem Sarısülük ve Abdullah Cömert’in aileleri katıldı. Abdullah Cömert’in kardeşi Zafer Cömert süreci özetleyerek davamızdan vazgeçmeyeceğiz dedi. Cömert: “Hrant Dink’in ailesi yakın zamanda ‘bizimle alay ediyorlar’ diye davalara katılmama kararı aldı. Haklılar, çünkü kardeşime ateş eden akrep kameralarda görülüyor. Adli tıp raporları gaz fişeği ile vurulduğunu söylüyor. Bunlara rağmen Kardeşimin katili ismine kadar belli olduğu halde bir faili meçhule sokmaya çalışıyorlar. Davamızın arkasında olacağız. Saldırıların kasten yapıldığı ortada” şeklinde konuştu. 

Ethem Sarısülük’ün yengesi Çiğdem Sarısülük: “Ethem’in devrimci duruşu ile aramızdaki venezuelalı dostları da selam göndermek isteriz. Ethem’in katledilişini hep birlikte yaşadık, gördük. O nedenle söylenecek çok fazla şey yok. Davalarda bize yapılan saldırılar hep beraber izledik hep beraberdik.” Sözlerine, Venezuela büyükelçisi Jose Bracho Reyes yanıtladı. Reyes, “Bizde bir laf vardır, hayat için mücadele yolunda ölenlere asla öldü demeyiz. Onlar çok derinlerde yetişmeye devam ediyorlar ölmediler” yanıtını verdi.  

Venezuela’dan Türkiye’ye direniş edebiyatı başlıklı oturumda, Şair Ahmet Telli, Venezuela Büyükelçisi Dr. Jose Bracho Reyes Venezuellalı yazar Luis Britto ve şair Dannybal Reyes katıldı. Venezuela Büyükelçisi Dr. Jose Bracho Reyes Venezuela’daki “geri çağırma” modelini anlattı. Bizler bürokratlar olarak kokteylerde kadeh kaldırmak için yetiştirilmiyoruz diyen Reyes : “ Venezuela’da halk eğer kendisinin seçtiği kişi tarafından kandırıldığına inanırsa “geri çağırabiliyor. Seçmenlerin % 10’unun imzası ile Devlet Başkanından, vali, Belediye Başkanlarına kadar herkes görevden geri çağrılabilir. Ne bir komite ne bir meclis ne de bankaların çıkarlarıyla görevden başkan alınıp yerine yeni başkan getirilemez. Tamamen haktan bahsediyoruz burada. Bahsettiğim katılımcı demokrasi budur.” İfadelerini kullandı. 

Kent Hakkı Kentli Hakkı 

Ana konuşmacı olarak MSF’ye katılan Çevre hukukçusu ve Şehir Plancısı Edesio Fernandez “Dünyada yerel yönetim deneyimleri ve katılımı” anlattı. Fernandez: “ Siyasi bir takım kararları yerel olarak belediyeler üzerine aldığımızda bunları demokratikleştirmiş olmuyoruz. Katılımcılık veya benzer formlar bulamıyoruz. Kamu düzei ve devlet düzen aynı değildir. Devlet her şeyi toplumun refahı ve iyiliği için yapıyor görüşü şehirlerimizde yavaş yavaş silinmiş durumda. Brezilya kent hakkı kavramını bir hak olarak yasalarına dahil etti. Kent hakkı dar anlamda, yerleşme barınma değil sadece, eğlence, ulaşım, katılma hakkından saygı görme hakkına kadar hepsini kapsar. Brezilya’da on beş milyon kişi yaşıyor. Bir kararın resmi olarak alınması ve tanınması yasal olduğu anlamına gelmiyor. Halk katılımı sağlanmamışsa geçersiz sayılıyor. Kent hakkını düzenleyen uluslar arası yasalara ihtiyacımız var. Kentsel bir dünyada yaşıyoruz, çocuklarımıza miras olarak kentleri bırakacağız. Geleceğe daha iyi bir miras bırakacaksak mücadele edeceğiz.” Dedi. 

Gezi sürecinde Türkiye’de olduğunu söyleyen Andrew Gardner Gezi direnişi ve hak ihlallerini anlattı.Gardner “ Toplanma özgürlüğü hakkı temel insan hakkı ve katılıcı demokrasinin temeli. İnsan hakları katılımcı demokrasiden farklı değil. Türkiye’de izinli ve izinsiz eylem olarak yorumlanıyor oysa devlet eylem için mekânı sağlamak zorunda”  şeklinde konuştu. 

Dresden Deneyimi

Kentsel gelişmede halk katılımı yöntemlerini Eric Schwazrock  anlattı. Dresden Belediyesi deneyimlerini anlatan Eric Schwazrock : “ Almanya’da her bir proje ve plan için özel bir yasamız var. Elbette bu yasalar halkın katılımı için var. Kamu arazilerinin kullanımı, planlanması, yapılacak yapıların onayını almak bir takım referandum ve dilekçelerle oluşturuluyor. Şehirde yaşayan insanların fikri çok önemli. Bir boş alan var diyelim, bu alanda yapı mı yapılacak, oradaki insanlar ne istiyor? Çocuk parkı mı istiyor? Sadece oturmak için bank mı itiyor bina mı istiyor? Bunları soruyoruz. Çünkü amaç burada yaşayan insanların, yaşam kalitesini yükseltmek” şeklinde özetledi.

Forumları izlemek için aşağıdaki bağlatıları takip edebilirsiniz: