Pete Seeger ve Küçücük Kutular

Arif Şentek

Amerikan protest müziğinin yüzyıllık sözcüsü Pete Seeger 27 Ocak günü, 95 yaşında arkasında onurlu bir geçmiş bırakarak bu dünyadan ayrıldı. Pete Seeger çağının bütün direniş hareketlerinde duyarlı muhalif sesiyle, elinde bançosu veya 12 telli gitarıyla yerini almıştı. 

Pete Seeger, sömürüye, ırkçılığa, Hitler ve Franco faşizmine, Vietnam savaşına karşı çıktı, çevre sorunlarına karşı yürütülen mücadelelere katıldı. İlerleyen yaşına karşın 21 Ekim 2011’de Wall Street İşgalinde direnişçilerle birlikte yürüdü ve şarkılarını söyledi. 1950’lerde kendisini komünistlikle suçlayarak sorguya çekmek isteyen Senato Komitesine şu yanıtı veriyordu: 

“Kimlerle ilişkilerim olduğuna, felsefi veya dini inançlarıma, politik görüşlerime, hangi seçimde kime oy verdiğime, bütün bu kişisel tercihlerime ilişkin hiçbir sorunuza yanıt vermeyeceğim. Bunların, hele böyle bir baskı ortamında hiçbir Amerikan vatandaşına sorulabilecek sorular olmadığına inanıyorum.” 

image2.jpg

“Küçük Kutular” (Little Boxes), Pete Seegers’ın söylediği klasikleşmiş bir şarkı ve Amerikan orta sınıfının yaşadığı banliyö yerleşmelerindeki fiziki yapı üzerinden küçük burjuvazinin yaşamını hicvediyor. 

Şarkının çeşitli dillerde farklı söylenişleri var. Örneğin Şili’de 1973 yılındaki faşist darbede elleri kırılarak öldürülen Victor Jara,  “Yukarı Mahalle” (Las Casitas del Barrio Alto) adıyla uyarladığı şarkıda, ülkede palazlanan burjuvaların oturmaya başladığı siteler ve Avrupa’ya özenen yaşam tarzlarıyla dalga geçiyordu. 

Bugünlerde kutu sözcüğü bizde başka çağrışımlara yol açıyor. Belki bizden de bir yorumcu çıkar ve Pete Seeger’ın şarkısını “ayakkabı kutuları” ve TOKİ konutları veya ‘soylulaştırılmış’ mahallelerdeki rezidanslarla ilişkilendirerek seslendirir. 

Şarkıyı, Seeger’ın kendi sesinden internetten dinleyebilirsiniz. Size, eğer yine erişimi bir mahkeme kararı ile engellenmemişse ☺)) youtube’da bulabileceğiniz birkaç video kaydından mimarlara uygun bir sunumu önerelim:

Şarkıda tekrarlanan “ticky-tacky” sözcüğüne dikkatinizi çekeriz. Amerika’da özellikle 1950’lerde, banliyölerde seri halde inşa edilen tekdüze, neredeyse gelenekselleşmiş bahçeli evlerde kullanılan düşük kaliteli, ucuz malzemeler için kullanılan bir deyim.  Şarkının internette bulduğumuz bir Türkçe çevirisinde (*) “ticky-tacky” nin karşılığı “bok püsür” sözcüğü ile verilmiş. İzninizle biz de çok uygun bulduğumuz bu sözcüğü aynen koruduk☺)). Şarkı sözlerinin, biraz elden geçirilmiş haliyle Türkçe çevirisi şöyle: 

Yamaçlara yapışmış küçük kutular,
Bok püsürden yapılmış küçücük kutular,
Küçük kutular, küçücük kutular,
Küçük küçük kutular, hepsi birbirinin aynı.

Biri yeşil, öteki pembe,
Biri mavi ve öteki sarı.
Ve hepsi de aynı bok püsürden yapılmış.
Ve hepsi tıpkı birbirine benziyor.

Ve o evlerde büyüyenler üniversitelere gittiler.
Orada da onları küçük küçük kutulara soktular.                                                                                      Küçücük kutular hepsi birbirinin aynı…
Oradan doktor ve avukat olarak çıktılar geldiler,
Şirketlerin başına yönetici oldular.                                                                                             Hepsi bok püsürden ve hepsi de tıpkı birbirine benziyor.

Ve hepsi de kulüpte golf oynarlar ve martinilerini sek içerler.
Ve hepsinin de şirin çocukları vardır ve çocuklar büyür okullara gider.
Ve o çocuklar yaz kampına giderler, sonra da üniversiteye.
Orada da onları minicik kutulara koyarlar ve hepsi de tıpkı birbirine benziyor.

Ve sonra işe girerler ve evlenirler, çoluk çocuğa karışırlar.
Kutularda, küçük kutularda, hepsi aynı küçücük kutularda.                                                      Birisi yeşil, öteki pembe.
Biri mavi ve öteki sarı.
Ve hepsi de aynı bok püsürden.
Ve hepsi tıpkı birbirine benziyor.

(*) http://www.haberveriyorum.net/haber/orta-siniflara-benden-de-bir-sarki-kucuk-kutular