Her Dağ Başında Bir Lahit!

Azize Elif Sudan

TEDÜ,Mimarlık Bölümü | Araştırma Görevlisi

 

Ülkemizin her köşesinde nereye kürek atsanız tarihi eser fışkırıyor, artık bunu hepimiz biliyoruz. Ama zamanında ‘her karış toprağı tarih’ diyerek övündüğümüz bu durumdan, son yıllarda nedense hep şikayetler duymaktayız. Savaşta bile koruma altında olan kültüres miras artık bazılarımız için ‘ayak bağı’ olmaktadır. 

Yakınlarda hayata geçen asrın projesi(!) Marmaray’ın Yenikapı istasyonuna konulan ve tepkilerden sonra apar topar kaldırılan pano belki de bunu en iyi kanıtlayan örneklerden. Panoda, Yenikapı’da yürütülen ve sonuçları tüm dünyada büyük yankı uyandıran arkeolojik kazılarda çıkan buluntularla ilgili detaysız ve özensiz bilgilerin yanında; kırmızı ve daha büyük puntoda “ancak, tüm bu çalışmalar Marmaray projesinde 5 yıllık bir gecikmeye sebep olmuştur” yazıyor! Alanda yapılan kazılar sonucu elde edilen bilgilerin ‘Kültür Başkenti’ olmuş bir kentin geçmişini daha da derinleştiren bir kazanç olarak görülmesi yerine, bu bilgilerin günyüzüne çıkartılması için harcanan emek ve 5 yıllık süreyi bir kayıp olarak gören zihniyet bugün ülkenin dört bir tarafında inşaat projeleri uygulamaktadır.

Panonun kaldırılması ve ülkede sürekli değişen ve üretilen yeni gündemler nedeniyle bu mevzu çok da uzamadan üzeri kapatıldı ve unutuldu. Fakat benzer bir durum geçtiğimiz günlerde, hem de bir üniversite rektörünün tüyler ürpertecek cinsten bir ifadesiyle haber oldu: “O lahitten her dağ başında var!”.

 

İstanbul Tophane’de Mimar Sinan Üniversitesi’ne ek bina yapmak istenen arsada başlatılan çalışmalar sırasında 6-7. yüzyıl Bizans hamamı bulundu fakat buna kendisi bir ressam olan (yani biraz daha bu konulara yakın sayabileceğimiz) Rektör Karayağız ''Lahit dışında bir şey çıkmadı, ondan da memleketin her tarafında var'' dedi. Kazı süreci, koruma kurulu,kararları, alanla ilgili başka bilgilere internetten ulaşılabilir. Ama burada hepsinden daha önemli olan konu, 1882 yılında sanat tarihçisi, arkeolog, müzeci, ressam Osman Hamdi Bey tarafından kurulan üniversite’nin rektörü tarafından yapılan o talihsiz açıklama. Osman Hamdi, bu ülkenin toprak altında saklı hazinesinin yabancılar tarafından yurt dışına kaçırılması için ilk adımları atıp önemli yasaları çıkarmış (bkz. Asar-ı Atika Nizamnameleri), bu ülkeye arkeolojiyi öğretmiş, şu anda müzelerimizde sergilenen bir çok eseri bin bir zorlukla bizzat gün yüzüne çıkarmış insan… Daha sonra da o zamanlar adı Sanayi-i Nefise Mektebi olan, bugünse Mimar Sinan Üniversitesi olan üniversitesinin de kurucusu… Ve gelin bugün Osman Hamdi’nin miras bıraktığı bu üniversitenin rektörünün yağtığı açıklamalara göz atalım: 

“…Kilise de yok konak saray da bilmemne de yok, hiçbir şey yok. Evet bir tane lahit çıktı. O lahit memleketin her tarafında dağ başlarında da var. Arkeologlar şimdi kendilerini sorgulasınlar.” ¹

Demek ki bizim için bir kalıntının değerli olarak kabul edilmesi için ya kilise, konak, saray bilmem ne (!) olmalı ya da nadir bulunur bir şey olmalı ki korunsun, ya da korunmaya değer görülsün;ve bunları herhangi biri söylemiyor. Tekrar tekrar vurgulamakta yarar var. Bunu bir rektör, hatta herhangi bir rektör değil, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi rektörü söylüyor. Durum daha vahim olabilir miydi bilemiyorum. Bu konu hakkında aslında söylenecek çok şey var ama biz şimdiki sürece de bir bakalım; ki son olarak gerek olmasa da şunu da belirtelim,arkeologların yaptığı açıklamalara göre alandan sadece bir lahit çıkmamış! 

Buluntular üzerine Arkeologlar Derneği alanın Arkeo-park olarak korunması için ‘change.org’ (http://www.change.org/tr) üzerinden bir imza kampanya başlattı. Dernek, arazinin tarihi yarımada dışında arkeolojik kalıntıların bulunduğu, arkeoloji biliminin yöntemleri ile araştırma yapılabilecek az sayıda yerden biri olduğunu belirterek buradan çıkan bilginin toplumsallaştırılması gerektiğini belirtti.²

Biz gezi sürecinde birlik olursak, bir şeylere tepki koyarsak nasıl güçlü olabileceğimizi öğrendik. Artık oturduğumuz yerden sinir olmak yerine, bir şeyler yapmasak bile, bir şeyler yapmaya çalışanlara destek vermenin gereklerini de hepimiz biliyoruz. O zaman çok da zor değil! İki imzaya bakar:

http://www.change.org/tr/kampanyalar/tophane-de-arkeolojik-park

http://www.change.org/tr/kampanyalar/mimar-sinan-g%C3%BCzel-sanatlar-%C3%BCniversitesi-rekt%C3%B6rl%C3%BC%C4%9F%C3%BC-mimar-sinan-g%C3%BCzel-sanatlar-%C3%BCniversitesinin-duyarl%C4%B1-davranarak-6-7-y%C3%BCzy%C4%B1la-ait-bizans-hamam%C4%B1n%C4%B1-y%C4%B1k%C4%B1m-karar%C4%B1ndan-vazge%C3%A7mesini-istiyoruz

Dipnotlar:

1.http://www.radikal.com.tr/turkiye/o_lahitten_her_dag_basinda_var-1166347

2.Ibid