Mimarlıkta Rasyonellik

302896b.jpg

Melodi Pak

Rasyonellik kavramı, en basit haliyle, insanın dünyayı algılarken ve çevresini düzenlerken kullandığı yegâne aracın “akıl” ve “mantık” olduğunu savunan düşünce biçimidir. Bu kavram, Antik Yunan felsefecileri tarafından iki ayrı şekilde ele alınmıştır. Birinci görüş, dünya ve evren ile ilgili tüm bilgilerin insan zihninde doğuştan var olduğu ve bu a priori bilgilerin doğru bir çalışma süreci sonrasında “hatırlanacağını” savunmaktadır ki bu görüş, Ebru Özeke Tökmeci’nin belirttiği üzere, mimarlıkta “klasisizm” anlayışının temelini oluşturmaktadır. Diğer bir görüş ise “ampirizm” olarak da adlandırılabilir. Deneye ve gözlemlere dayalı bilgiyi savunan, insan zihninin doğuştan boş bir tahta – tabula rasa – olduğunu ve gerekli bilgilerin ancak tecrübe ile edinilebileceğini belirten bu görüş ise mimarlık tarihinde meydana gelmiş olan “sıçramaların” açıklanmasında yol gösterici olabilir.

Mimarlık tarihi boyunca, belli dönemlerde “klasik” orantılar ve süsleme biçimlerinin kullanılmasının zorunlu olduğu zamanlar ve buna karşın “yeni” biçimlerin ve tasarım anlayışlarının ortaya çıktığı dönemler olmuştur. Antik Yunan mimarisi, Rönesans, aydınlanma dönemi ve Modernizm; bu sıçramalara örnek olarak gösterilebilir. Buna karşın, her dönemin, kendinden önceki döneme referanslarla – gotik mimarinin dini baskısına karşı hümanist Rönesans mimarlığı veya klasik süslemeleri reddeden işlevsel modernizm – yeni söylemler ürettiği söylenebilir. Dolayısıyla, Jürgen Habermas’ın Post-Modernizm’i Modernizm sürecinin devamı olarak görmesi gibi, mimarlık tarihinin hem sıçramalar hem de birikimlerle ilerlediği öne sürülebilir.

Doçent Dr. Ebru Özeke Tökmeci’nin doktora tezinden uyarlanmış olan bu kitap, Antik Yunan’dan başlayarak Modern-sonrası döneme kadar batı ülkelerinin mimarlık tarihini ve mimari akımlardaki “sıçramaları”, “rasyonellik” kavramı ile birlikte yalın bir üslupla incelemektedir. Kitapta tasarım kuramları, mimarlık tarihi ve batı felsefesinin iç içe geçmişliği ve Modern ile Modern sonrası mimarlığın “a priori” bilgisinin temelleri akıcı bir şekilde ortaya konmaktadır. Akademik bir çalışmanın ürünü olmasının yanı sıra, “Mimarlıkta Rasyonellik”; tarihi mimarlık akımlarının eleştirel biçimde incelemesi bakımından, Sibel Bozdoğan’ın “Modernizm ve Ulusun İnşası” ve Ulrich Conrads’ın “20. Yüzyıl Mimarisinde Program ve Manifestolar”ı gibi, hem mimarlık öğrencileri hem de akademisyenler için bir referans kitap olma özelliği taşımaktadır.