Categories


Authors

Odalar ve Devlet

10 yıl önce, TMMOB’nin 50. Yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, Prof. Dr. Yüksel Akkaya’nın devlet ve TMMOB benzeri örgütlenmelere ilişkin anlattıkları bugün için de özgünlüğünü koruyor.  1950’lerde DP iktidarının değişik mesleklere getirdiği “kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu” statüsündeki örgütlenmeyi “korporatist” politikalar ışığında irdeleyen Prof. Akkaya bu konuda özetle şöyle diyor: 

“Korporatizm yoluyla çıkar örgütleri, hükümet politikalarının oluşumuna ve uygulanışına ortak edilerek sınıflar arası çatışma potansiyelinin önüne geçilmekte, çıkarların uzlaştırılması olanağı yaratılmaktadır. Üst düzeyde gerçekleşen işbirlikleri nedeni ile korporatist politikalara dahil edilen çıkar örgütlerinin sınıf konumları değişmekte, örgütler sistemle bütünleşmekte, sınıfsal taleplerini ‘makul’, kabul edilebilir sınırlara çekmekte, böylece çıkarların uzlaştırılmasına olanak yaratmaktadır. Bunların yanı sıra, devlet çıkar örgütlerinin özerkliklerini sınırlayarak, onları devlet politikaları doğrultusunda harekete geçirmekte ve bu örgütleri yönetsel bir kontrol aracı olarak kullanmaktadır. Böylece, devlet aracılığı ile sermayeden yana olarak çıkarlar uzlaştırılmaktadır.

“Devlet diyor ki; ‘Eğer benimle kurumsallaşmış bir işbirliği yaparsan, kamu politikalarının oluşturulmasında benden yana tavır takınırsan, ekonomik büyümenin önünde engel oluşturmazsan, sosyal politikanın oluşmasında benim kararlarıma uyarsan, ben de sana birtakım ödüller vereceğim. Mesela yasalar aracılığıyla seni merkezi örgüte dönüştüreceğim, sana üyeliği zorunlu kılacağım... Bazı kurullarda sana temsil yetkisi vereceğim. Böylece seni hem üyelerinin, hem de toplumun nezdinde meşrulaşmanı sağlayacağım.”

Kuruluş aşamasında devletin TMMOB’ye yukarıdaki tanımıyla bir korporatist kurum kimliği ile baktığını ancak daha sonraki yıllarda bunun hayata geçmediğini belirten Prof. Yüksel Akkaya özellikle 1960 sonrasında TMMOB’nin kendisini bu politikalardan büyük ölçüde kurtardığına işaret ederek şöyle diyor: 

Özellikle öğrenci hareketlerinin yükseldiği, Türkiye’de sosyalist sol hareketin yükseldiği dönem, bu korporatist ilişkilerin de tamamen kırıldığı ve tersine döndüğü bir dönemdir. İTÜ ve ODTÜ’den mezun olan pek çok mühendis adayı, daha sonra bu birimlerde yer alarak, hem TMMOB’nin yönelimini, hem de faaliyetlerini büyük ölçüde değiştirmiştir.  

O gün konuşmasının sonunda TMMOB ve bağlı Odaların geleceği için öngördükleri zaman içinde doğru çıktı. 

Fezlekeler ve İmar

Atatürk Orman Çiftliği’nde Hukuksuzluk Devam Ediyor!

Atatürk Orman Çiftliği’nde Hukuksuzluk Devam Ediyor!