Lemi Varnalı ve İş Bankası Evleri

ANKARA’DA SİVİL MİMARİ BELLEK(1)
Umut Şumnu

Ece Ayhan Çok Eski Adıyladır adlı kitabındaki Sivil adlı şiirinde “denize sivil girmekten” bahseder ve sivil kelimesini çıplakla eşleştirir (1982:17) (2).  Benzer bir durum Ayhan’ın Şiirin Bir Altın Çağı adlı kitabında da karşımıza çıkar: “Aklınca bizi yıldırarak denize sivil girmekten vazgeçirecek bir polis memuru bir gün bizim giysilerimizi kapmış ve Dolmabahçe Saat Kulesi’ne dek götürmüştü”(1993:246) (3). Ayhan metninde bu kez ‘çıplaklığa’ ek olarak ‘korumasızlığa’ da vurgu yapar.

Ece Ayhan’ın metinlerinden ve bu metinlerde sivil kelimesinin konumlandırılışından yola çıkarak, mimarlık tarihi içinde sivil mimarlığın da çıplaklığından ve korumasızlığından söz edilebilir. Sivil mimarlık, istisnai durumlar dışında, tarihin iktidarının dışında kalır/bırakılır. Egemen anlatı çoğunlukla kamu yapıları ve mekanları üzerinden dillendirilir. Ancak kimi ‘olağanüstü hallerde’, istisnanın kim olduğuna karar veren iktidar, (4)  sivil olanı egemen-anlatı içine alır; onu bir anlamda ‘giydirerek’, çıplaklığına ve korumasızlığına son verir (5). 

Sivil mimarlık gibi, sivil yapıların mimarları da çoğunlukla çıplak ve korumasızlardır. Söylemin aynı şekilde tekrarını garanti altına almak için, egemen anlatı çoğunlukla aynı mimarları gündeme getirir. Geri kalanlar, onları anlatacak, onlara bir anlamda ‘giysilerini geri verecek’ biri çıkıncaya kadar, bütün görünürlüklerine rağmen saklı kalırlar. 

Bu bağlamda, Çankaya Güzeltepe Mahallesi’nde (çoğunluğu Ahmet Mithat Efendi Sokak’ta) yer alan, aynı tipte tasarlanmış, bahçelerle birbirlerine bağlı, her biri 5 katlı (1 bodrum, 1 zemin, 3 kat) toplam 8 apartman yapısından oluşan İş Bankası Evleri, ve bu yapıların mimarı olan Lemi Varnalı, mimarlık tarih-yazımının dışında kalan/bırakılan örnekler olarak sunulabilir. 

Resim 1: İş Bankası evleri ön cephe görünü

Resim 1: İş Bankası evleri ön cephe görünü

1956 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nden mezun olan Lemi Varnalı (oda sicil no:1054), uzun yıllar Türkiye İş Bankası A.Ş. İnşaat ve Emlak Müdürlüğü’nde müdür muavini olarak görev yaptı. Ve, görev aldığı süre boyunca, İş Bankası Evlerine ek olarak, İş Bankası A.Ş Bilgisayar Merkezi (Eskişehir yolu, Ankara), İş Bankası A.Ş Genel Müdürlük Kabataş Hizmet Binası (İstanbul) gibi önemli yapılar tasarladı. 1965 yılında tasarlanan Kabataş Hizmet Binası’yla ilgili aynı yıl Arkitekt dergisinde yayınlanan makalede yapının hem mimari hem de mobilya-dekorasyon projelerini çizen Lemi Varnalı yapının mevcut karkasının korunma gerekliliğinden dolayı, plan organizasyonunda daha plâstik çözümler bulunamadığını fakat çok kaba sayılabilecek karkasın örtülebilmesi için harici ve dahili bir takım oyunların yapıldığından söz eder (6). 

1964 yılında, Kabataş Hizmet Binası’ndan yaklaşık 1 yıl önce, tasarlanan İş Bankası Evleri’ne bakarken de hem dışarıdan hem de içeriden bir bakış gereklidir. Aslında İş Bankası Evleri, İş Bankası’nın 1951 İkramiye Planıyla başlattığı ve İhap Hulusi Görey’in tasarladığı posterle halka duyurusunu yaptığı “ikramiye evleri” sürecinin bir parçası ve devamı olarak görülebilir (7). Bu bakımdan, İş Bankası Evlerinin dışarıdan görünüşünün son derece mütevazi, ekonomik ve sade olarak tasarlanmış olması şaşırtıcı değildir. Sokaktan kopan çekme mesafesiyle yapılar önünde geniş bahçeler oluştururlar ve dışarıdan bakışı/algılanışı kolaylaştırırlar. Dışarıdan bakıldığında ilk göze çarpan özellikleri arasında yapıldığı dönemin temsili sayılabilecek geniş pencere açıklıkları, geniş balkonları, yatay uzayan balkonlarına paralel bir çizgiyle tasarlanan balkon demirleri ve taş-kaplamalı şömine bacaları sayılabilir. 

Resim 2: İhap Hulusi tarafından tasarlanan posterler

Resim 2: İhap Hulusi tarafından tasarlanan posterler

Resim 3: Yan cephedeki taş-kaplı şömine duvar

Resim 3: Yan cephedeki taş-kaplı şömine duvar

Yapıların cephedeki sadeliği giriş mekanında da devam eder. Fakat giriş mekanının cephelere göre daha zengin mimari detayları barındırdığını eklemek gerekir. İş Bakası Evleri’nde girişler ön cepheden yaklaşık 3 metre yan cepheden yaklaşık 1 metre kadar içeri çekilerek tanımlanmış ve girişin önünde saçak işlevi gören yarı açık bir mekan oluşturulmuştur. Bu yarı açık mekanda en dikkat çeken mimari eleman içeri çekilen girişin etrafını saran havuzdur. İç mekanla dış mekan arasında bir eşik-elemanı olan bu havuz girişin tanımını kuvvetlendirmekte ve giriş duygusunu arttırmaktadır. Giriş mekanında yer alan havuzun içinden tamamı cam olan, sadece yerden 60.cm yüksekliğinde kalın metal bir bantla bölünen, bir doğrama yükselir. Şeffaf giriş, apartmanın iç mekanını, özellikle de Lemi Varnalı tarafından tasarlanan posta kutularının yer aldığı antreyi dışarıdan, hatta sokaktan bile, görünür kılar.    

Resim 4: Yapının girişi ve şu an kumla doldurulmuş olan havuzları

Resim 4: Yapının girişi ve şu an kumla doldurulmuş olan havuzları

Resim 5: Yapının posta kutular

Resim 5: Yapının posta kutular

İş Bankası evlerini diğer apartmanlardan ayıran en belirgin özellik belki de geniş apartman iç mekanıdır. Posta kutularının yer aldığı antre geçildikten sonra bizleri içinden merdivenin yükseldiği ve tüm kat hollerini birbirine bağlayan 570cm x 335xm büyüklüğünde bir galeri boşluğu karşılar .  Her biri yaklaşık 90 metrekare olan daireleriyle kıyaslandığında İş Bankası Evleri’nin kat hollerinde bulunan bu galeri boşluğunun fazlasıyla büyük olduğu söylenebilir. Apartmanın ortak mekanlarını özel mekanları kadar değerli kılan (8) bu galeri boşluğunun tepesinde galeri boşluğuyla aynı büyüklükte bir çatı-penceresi vardır. Çatı penceresiyle, genelde diğer yapılarda neredeyse tamamen karanlık olan kat holleri gün boyunca gün-ışığıyla aydınlık hale gelir. 

Resim 6: Galeri boşluğu ve tepe-penceresi

Resim 6: Galeri boşluğu ve tepe-penceresi

Resim 7: Galeri boşluğundaki metal profille

Resim 7: Galeri boşluğundaki metal profille

Galeri boşluğunun apartmanın katları arasında sağladığı hacimsel ve görsel ilişki galeri boşluğunun etrafını saran düşey metal profillerle daha da kuvvetlenir. 2.5cmx4cm kesitindeki, yaklaşık 80cm arayla dizilen ve apartmanın ahşap korkuluklarının üzerine sabitlendiği bu düşey elemanların bir benzerini Lemi Varnalı’nın İş Bankası Genel Müdürlük Kabataş Hizmet Binası’nın dış cephesinde de görmek mümkündür. İş Bankası Evleri’ne benzer şekilde Kabataş Hizmet Binasında da bu elemanlar düşeyde yapının bütünlüğünü kuran ve katları birbirine bağlayan mimari elemanlardır (9). 

Resim 8: İş Bankası Kabataş Hizmet Binası ve metal profilleri

Resim 8: İş Bankası Kabataş Hizmet Binası ve metal profilleri

Resim 9: Yapının merdivenler

Resim 9: Yapının merdivenler

İş Bankası Evleri’nin merdivenleri, galeri boşluğu ve düşey metal profillerle katlar arasında sağlanan görsel ve hacimsel ilişkiyi fiziksel olarak destekler. U-tipindeki iki kollu orta sahanlıklı düz merdivenin bir kolu galeri boşluğuna bakarken diğer kolu duvar tarafındadır. Fakat merdiven duvardan 15cm. kadar koparılmış ve kendi kendini taşıyacak şekilde tasarlanmıştır. Merdivenin duvarla arasında kalan boşluk sayesinde hem merdivenin galeri boşluğunun içinden yükselişi güçlendirilmiş, hem de çatıdaki tepe-penceresinden daha elverişli bir şekilde yararlanılmıştır. Duvardan koparılan merdivenin her bir kolunu bir omurga kirişi taşır.  Ve, yapının en güzel mimari detaylardan biri bu omurga kirişlerinde görülür: Lemi Varnalı sahanlıkta buluşan (biri alt kattan gelen, biri üst kattan gelen) iki omurga kirişinin arasında, sahalığın duvarla buluştuğu yerde, yaklaşık 5 cm.’lik bir boşaltma yapmıştır. Sadece merdivene bakıldığında bu boşaltmanın (tıpkı merdivenin bir kolunun duvarla olan ilişkisine benzer şekilde) merdiveni duvardan koparma isteğinden kaynaklandığı söylenebilir. Bu kısmen de doğrudur. Fakat Lemi Varnalı’nın İş Bankası Evleri için tasarladığı aydınlatma elemanına bakıldığında merdivendeki bu detay daha da nitelikli hale gelir. Sahanlıkta dururken yaklaşık 2 metre yüksekliğinde bulunan ve binanın genel mimari diliyle uyumlu olan aydınlatma elemanı iki yönlü ışık verecek şekilde tasarlanmıştır. Siyah metal taşıyıcı üzerine beyaz plexi-glass malzemeden yapılmış olan aydınlatma elemanı hem bulunduğu sahanlığı aydınlatır hem de iki omurga arasındaki boşluktan sızarak bir üst kattaki sahanlığın yüzeyinde gizli-hafif bir ışık oluşturur. Yapının kat hollerinde bulunan uzun ahşap aydınlatmalar sahanlıkta bulunan aydınlatma elemanları kadar özgün bir tasarıma sahip olmasalar da binanın genel mimari diliyle uyumludur. 

Resim 10: Aydınlatma elemanlar

Resim 10: Aydınlatma elemanlar

Yukarıda sözü geçen mimari özellikleriyle Lemi Varnalı tarafından tasarlanan İş Bankası Evleri  Ankara’daki önemli sivil mimarlık örneklerinden biridir. Gerek tasarlandığı dönemin özelliklerini sunması, gerek yapıldığı yılların konut politikası hakkında bilgi vermesi, gerek barındırdığı özgün tasarım yaklaşımı, gerekse sahip olduğu mimari detaylar bakımından İş Bankası Evleri tüm ‘çıplaklığı’ ve ‘korunmasızlığına’ rağmen sahip çıkılması ve korunması gereken mimari bir mirastır.

Notlar

  1.  Bu yazı Doç.Dr. Nuray Bayraktar’ın yürütücü, Doç.Dr. Bülent Batuman, Dr. Umut Şumnu ve Tezcan Karakuş Candan’ın araştırmacı, Ece Akay, Elif Selena Ayhan, Yeşim Uysal ve Aslı Tuncer’in bursiyer olarak görev aldığı Ankara’da 1930-1980 Yılları Arasında Sivil Mimari Kültür Mirası: Araştırma Belgeleme, ve Koruma Ölçütleri Geliştirme adlı Tübitak projesi kapsamında yapılan araştırmalar ve elde edilen veriler sonucunda yazılmıştır.

  2.  Ayhan, Ece. 1982. Çok Eski Adıyladır. İstanbul: Adam Yayıncılık

  3.  Ayhan , Ece. 1993. Şiirin Bir Altın Çağı. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.

  4.  Burada iktidar ve istisna terimleri, ve bu terimler arasındaki ilişki, Carl Schmitt’in Siyasal Kavramı adlı kitabına gönderme yaparak kullanılmıştır. Daha fazla bilgi için: Schmitt, Carl. 2005 [1932]. Siyasal Kavramı. İstanbul: Metis Yayınları

  5.  Örneğin Mimar Kemalettin’in Vakıf Apartmanları, Seyfi Arkan’ın Florya Köşü veya Makbule Atadan villası (Camlı Köşk), Sedad Hakkı Ağaoğlu evi, Paul Bonatz’ın Saraçoğlu mahallesi, Emin Onat’ın And evi, gibi sivil mimarlık örneklerinin ne kadar sivil olduğu tartışmalıdır.  Bu yapılar tarih-yazımı tarafından egemen söylemin içerisine yerleştirilerek bir anlamda ‘kamulaştırılmıştır’.

  6.  Varnalı, Lemi. 1965. “ Türkiye İş Bankası A.Ş. Genel Müdürlük Kabataş Hizmet Binası” Arkitekt 02(319): 59-62.

  7.  İhap Hulusi Görey’in tasarladığı İş Bankası afişleri Cumhuriyeti Afişleyen Adam adlı yayından alınmıştır. Daha fazla bilgi için Merter, Ender. 2008. Cumhuriyeti Afişleyen Adam: İhap Hulusi Görey 110 Yaşında. İstanbul: Literatür.

  8.  Apartmanın genel mekanlarının özel mekanlar kadar değerli olduğu durumlar bu yapıya özgü değildir; izi dönemin diğer yapılarında da (örneğin 96’lar apartmanı, Cinnah 19, Hayat Apartmanı, İller Bankası Blokları, v.b) sürülebilir. Aslında bu durumun 1970’lerin liberal siyasetlerine ve bu siyasi yapının yansıması olan Bireyci(Individualism) düzene geçmeden önce 60’ların dünyasında egemen olan Toplumcu (Communitarianism) düzenin mimari bir tercümesi olduğu söylenebilir.

  9.  İş Bankası Kabataş Hizmet Binasına ait fotoğraflar için bkz:  Varnalı, Lemi. 1965. “ Türkiye İş Bankası A.Ş. Genel Müdürlük Kabataş Hizmet Binası” Arkitekt 02(319): 59-62.