Sedat Çağlar ve Merbank (Merkez Bankası) Mensupları Yapı Kooperatifi

SİVİL MİMARİ BELLEK(1)

Dr. Umut Şumnu(2)

Hilde Heynen, Mimarlık ve Modernite: Bir Eleştiri adlı kitabının giriş bölümünde, modern mimarlık hareketinin söylemi ile kültürel modernite kuramları arasındaki şaşırtıcı mesafeden ve farklılıktan söz eder (1999:13). Heynen’e göre Walter Benjamin,Theodor Adorno, Max Horkheimer gibi Frankfurt Okulu üyelerinin ya da Martin Heidegger gibi filozofların modernite kavramını kuramsallaştırması ile karşılaştırıldığında, Sigfried Giedon’un ilk basımı 1941 tarihli Space, Time and Architecture adlı kitabında karşımıza çıkan modernite kavramı son derece naif ve dengesiz kalır (1999: 14) (3). Heynen’in de metninde sıklıkla gönderme yaptığı gibi, bu “şaşırtıcı mesafe” özellikle ‘(modern) evin’ konumlandırılmasında daha da radikalleşir. Kültürel modernite kuramları içerisinde modernite sık sık bir ‘evsizlik’, ‘yuva kurmanın imkansızlığı’,  olarak tanımlanır.  Örneğin, Martin Heidegger, Building, Dwelling and Thinking [İnşa, İskan, Düşünme] adlı metninde modernliği Varlık’ın unutulduğu bir durum olarak tanımlar: Varlık’ın boyutlarına açık olan ‘yerleşen’ insanın tersine modernite ile iskan arasında köprü kurulamaz bir boşluk vardır. Ve, “Modern hayatın meskenle herhangi bir ilişkisi kalmamıştır” (1971 [1951]: 143-162) (4).  Benzer bir yaklaşım, daha sonraki yıllarda Venedik Okulu’nun üyesi filozof Massimo Cacciari tarafından da yinelenir. Heidegger’in Poetically Man Dwells [İnsan Şairene Mesken Tutar] adlı metnine gönderme yapan Cacciari, ‘şiirsel meskenin’ imkansızlığının altını çizer, ve “evin geçmişe ait olduğunu, bugün var olmadığı” söyler (1980: 112) (5).  

Kültürel kuram tarafından ortaya koyulan ve özellikle de Heidegger ve Cacciari’nin metinlerinde dile gelen ‘evsizlik’ vurgusu- modernitenin mesken tutmanın imkansızlığı olarak okunması- modern mimarlık hareketinin söylemi içerisinde yerini (modern) evin yüceltilmesine- modernitenin bir ‘ev projesi’ olarak okunmasına- bırakır. Başka bir deyişle, modern mimarlığın söylemi ve pratiği içerisinde ontolojik bir evden çok sosyal koşulların sebep olduğu fiili bir ev yüzeye çıkar. Modern hareketin ‘üretmeye’ çalıştığı bu ev, gerek 1926 tarihli Das Neue Frankfurt, 1927 yılında Stuttgart’taki Weissenhof Siedlung, 1952 tarihli Unite’d Habitation’ın tüm dünyada yarattığı etkiden filizlenen 1957 yılındaki Interbau gibi mahalle ölçeğindeki projelerden, gerek 1945 yılında başlayan Case Study Houses gibi bir çok mimarın katıldığı deneysel konut projelerinden, gerekse Frank Lloyd Wrigt, Mies van der Rohe, Le Corbusier gibi önemli mimarların tasarladığı bağımsız, müstakil, bahçeli tek yapı ölçeğindeki projelerden izlenebilir. Tüm projeler bizlere modern mimarlığın yeni (sınıfsız) topluma armağan ettiği ‘seri-üretim evi’ işaret ederler. Le Corbusier, 1923 yılında Fransızca olarak yayınladığı ve 1927 tarihinde İngilizce’ye çevrilen Yeni Bir Mimarlığa Doğru adlı metninde bu evi şöyle tanımlar: 

Yeni bir çağın başındayız. Yeni bir ruh. Kaderine doğru sürüklenen bir nehir gibi her yeri istila eden endüstri, bize gerçeğe uygun, yeni bir ruhla canlandırılmış araçlar getiriyor. Ekonomi yasaları ister istemez eylemlerimizi yönetiyor [...] Ev sorunu bir çağ sorunudur; toplumsal denge bugün bunun üzerine kurulmaktadır [...] Seri üretime yönelik bir ruh hali oluşturmak zorundayız. Kalplerimizden ve zihinlerimizden, eve ilişkin statik düşünceleri çıkarabilir ve soruna eleştirel ve nesnel bir açıdan bakabilirsek sağlıklı, ahlaklı ve çok güzel olan bir ev aracına ulaşmış olacağız ki bu da seri-üretim evidir. (6)

Le Corbusier’in dile getirdiği çoğaltılan, standardize edilen ve tektipleştirilen ev fikri sadece kıta Avrupası’nda değil, Türkiye gibi Batı-dışı coğrafyaların modernlik söylemlerinde de etkili olmuştur. Her ne kadar, Batı-dışındaki  modernleşme projelerinin (7) herbirinin kendine özgü çelişkileri, direnişleri, karşı çıkışları, ve ‘çevirileri’ (8) olsa da, modern evin söylemselleştirilmesinin kıta Avrupa’sıyla benzerlikler taşıdığı söylenebilir. 1939 yılında Arkitekt dergisinde yayınlanan Kübik Yapı ve Konfor adlı radyo konuşmasında Behçet Ünsal modern mimarlık hareketinin temelinde evin durduğuna işaret eder ve “ zamanımızın mimarisinin tarihe mesken mimarisi olarak geçeceğini” söyler. Erken cumhuriyet döneminin, mimari anlamda, en etkin yayın organı olan Arkitekt dergisi, 1931 yılından başlayarak konut sorununu ciddi bir biçimde ele alır. (9) Modern ev(ler)in (ya da Türkiye’de ikonikleştirildiği adıyla Kübik evlerin) tanınması ve yaygınlaşması için teorik anlamda yayınladığı çeşitli yazılara ek olarak Seyfttin Arkan, Zeki Sayar, Abidin Mortaş, Abdullah Ziya, Bekir İhsan gibi önemli mimarların tasarladığı konut projelerinin çizim ve fotoğraflarına da yer verir. Çoğunlukla bağımsız, tek aile evi, villası ya da apartmanı olarak tasarlanan bu yapılara paralel olarak 1930’lu yılların ortalarında başlayan kooperatif örgütlenmeleri zamanın konut sorununa ilişkin diğer önemli bir faaliyettir. Ali Cengizkan’ın belirttiği gibi, Türkiye’de kooperatifçilik 1935 tarihli Bahçelievler ve Güvenevler projeleriyle başlamıştır. Ve, 1948 yılında çıkarılan konut yapımını teşvik eden 5218 ve 5228 sayılı yasalarla konut kooperatifleri iyice yaygınlaşmıştır (2002:175) (10). Cengizkan’a göre, oluşan kooperatif örgütlenmelerinde iki tür konut üretimi dikkat çekmektedir. Birincisi, tek yapı kütlesinde örgütlenen küçük topluluk ölçekli konut kooperatifçiliğidir (2002:176). Ankara bağlamında, bu kooperatif türüne örnek olarak 1956 yılında tasarlanan 96’lar apartmanı (11) ve Hayat Apartmanı, 1957 yılında tasarlanan Fikir İşçileri Kooperatifi binası (12) ve 1958 yılında tasarlanan Hava Meydanları Kooperatifi binası (ya da daha yaygın ismiyle Cinnah 19) sayılabilir. (13) Cengizkan’a göre kooperatif örgütlenmesindeki ikinci konut türü ise, “Ankara’nın 1950’li yıllardaki konut üretiminin önemli bir bölümünü gerçekleştiren, 150-200 üyeli konut kooperatifleri eliyle imara yeni açılan araziler yoluyla olmuştur” (2002: 176). Bu türde yapılan mahallelerde yer alan konutlar, tek bir çatı altında toplanmaktansa, araziye dağtılmış, her biri müstakil, kendine ait bahçesi olacak şekilde planlanmıştır. Cengizkan’ın belirttiği gibi, bu “villa mahallelerinde” evlerin tasarımı kadar mahallenin tasarımı da önemli tutulmuş ve mahalledeki insanların kullanabileceği okul, karakol, sosyal yapı (kulüp, gazino, sinema, v.b) gibi mekanlar planlamaya dahil edilmiştir (2002: 137-138) (14).

Resim 1: Merbank Mensupları Yapı Kooperatifi- G tipi konut

Resim 1: Merbank Mensupları Yapı Kooperatifi- G tipi konut

Resim 2: Projede Sedat Çağlar’ın ismi

Resim 2: Projede Sedat Çağlar’ın ismi

1957 yılında Sedat Çağlar tarafından tasarlanan (15) ve Keçiören bölgesi, Karargahtepe Mahallesi’nde bulunan Merbank Mensupları Yapı Kooperatifi Evleri (ya da halk arasındaki ismi ile Kibrit Evler) yukarıda bahsedilen mahalle ölçeğindeki kooperatif örgütlenmesine örnek olarak gösterilebilir (Resim 1 ve 2). Cengizkan’ın Bağ Evi’nden Villa’ya:Ankara Keçiören Bağevleri ve Kent Konutu Tipolojisinde Dönüşüm başlıklı yazısında belirttiği gibi Keçiören bölgesinin geçmişinde yaygın bir şekilde bulunan bağevleri ve bağ konutları kullanımına koşut olarak, 1950’li yıllarla birlikte, Aydınlık Evler Kooperatifi, Şen Evler Kooperatifi, müstakil ikiz evlerden oluşan ve günümüze çok az sayıda konut örneği ulaşabilen Kalaba Mebusevleri Kooperatifi, Ucuz Subayevleri Kooperatifi, Baraj Evleri Kooperatif gibi  kooperatif mahalleleri oluşmaya başlamıştır(2002: 136). Ve, Seyfi Arkan, Mithat Yenen gibi önemli mimarların mahalle planlarını tasarladıkları bu yerleşimler, Keçiören’i Ankara’nın önemli konut yerleşim alanlarından biri yapmıştır. Merbank Mensupları Yapı Kooperatifi listelenen müstakil toplu konut kooperatifleriyle yoğun konut dokusuna sahip Keçiören bölgesinde yapılan mahalle ölçeğindeki kooperatif örgütlenmesinin sonuncusudur (16).

Resim 3: Tek katlı C tipi konutun yan görünüşü

Resim 3: Tek katlı C tipi konutun yan görünüşü

Resim 4: İki katlı B tipi konutun yan görünüşü

Resim 4: İki katlı B tipi konutun yan görünüşü

  Sanatoryum Caddesi ile sınırlanmış olan yerleşkenin ana yolla ilişkilenen evleri sıra evler biçiminde, ara sokaklarda yer alan evleri ise bahçe içinde ve müstakil evler biçimde yapılmıştır. Çoğunlukla iki katlı konutlardan oluşan yerleşimde mevcut konutların bir kısmı halen özelliklerini korumaktadır.  Merkez Bankası çalışanları tarafından 1950 yılında kurulan Merbank Mensupları Yapı Kooperatifi 6 farklı tip projeye uygun olarak tasarlanan toplam 195 konut yapısından oluşmaktadır. Kooperatif üyelerinin gelirlerine göre düzenlenen bu tip projeler A, B,C, D,E,G tipi olarak adlandırılmıştır. 116m2 ile 315 m2 arasında değişen büyüklükteki daireler 29 Ekim 1961 tarihinde çekilen kura ile sahiplerine teslim edilmiştir (17). Yerleşimde yer alan konutlardan A, C, E, ve G tipi konutlar tek katlı olarak (Resim 3),  B ve D tipi konutlar iki katlı olarak tasarlanmıştır (Resim 4). 

Resim 4: Korkuluk

Resim 4: Korkuluk

 Konutların hem cephe kararları hem de plan kurgusu bakımından biçimlenişi dikkat çekicidir. Konutların cepheleri sade ve yalındır. Konutların çatı eğimi cephe biçimlenişini etkileyen temel özelliktir. Tek eğimli olan çatıyı saklamak için yapının yan cephelerinden yukarıya doğru parapet duvarlar yükseltilmiştir. Bu eğilimli parapet duvarlarla yapının cephesi hareket kazanmıştır. Benzer bir hareketlenme yapının bahçeye bakan arka cephesinde de vardır. Cephe burada düz, yer düzlemine dik, bir şekilde aşağıya inmek yerine çatıyla ilişkilenerek, eğimli bir yüzey oluşturur. Yapının yalın cephelerinde yer alan diğer ayrıntılar ise balkon mozaiği ile ilişkilen demir korkuluklar ve ıslak hacimlerin pencerelerini gizleyen ızgara sistemleridir (Resim 5).    

Resim 6: Karnıyarık plan tipi ve ön ve arka bahçe ile ilişkilenen sofa.

Resim 6: Karnıyarık plan tipi ve ön ve arka bahçe ile ilişkilenen sofa.

Resim 7: Karnıyarık plan tipli yapının ön görünüşü

Resim 7: Karnıyarık plan tipli yapının ön görünüşü

Listelenen konut tipleri, çoğunlukla 400m2 ve 600 m2 arasında değişen büyüklükteki bahçelerin içinde konumlandırılmıştır. Ve, yapıların plan kurguları bahçeyle birlikte yaşayacak biçimde tasarlanmıştır. Tüm plan tiplerinde salon mutlaka ön-büyük bahçeyle ilişki kuracak biçimde düzenlenmiştir. Ek olarak, özellikle büyük konut tiplerinde, geleneksel Türk Evi’ndeki karnıyarık plan tipini andıran bir sofa alanı yer almakta ve bu alan bir taraftan özel ve genel kullanım alanlarını ayırırken diğer taraftan ön ve arka bahçeleri birleştirmektedir (Resim 6). Projeler, tipine göre, iki, üç, ve dört yatak odalı olarak ele alınmış ve en az bir yatak odasının, salon gibi, balkonla dışa açılması ve bahçe ile ilişki kurması istenmiştir. Bu konut tiplerinde, yapının arka bahçe tarafından girişi gibi, mutfak ve tuvalet birimleri de sofayla ilişki kurarlar. 

Büyük konut tiplerindeki plan kurgusundaki bu kararlar ön görünüş çizimlerinden de okunabilir. Yapının ön görünüşünde 3 bölüm göze çarpmaktadır (Resim 7). Bu bölümlerden diğerlerine göre daha geride bulunan ortadaki bölüm sofa alanıdır ve önünde bahçeyle ilişkilenen bir balkon vardır. Bu orta bölümün iki yanında simetrik bir kurgu ile düzenlenmiş iki kanat bulunur. Bu kanatlardan daha şeffaf olan, planda sofa alanıyla dolaysız bir biçimde ilişkilenen ve dışarıya daha fazla açıklık veren salondur.  Açıklığı daha az olan ve planda sofa alanıyla dolaylı bir şekilde, bir koridorla, ilişkilenen alan yatak odalarıdır. Yapının ön görünüş çizimlerinde karşımıza çıkan diğer bir unsur da yapının zemin kotunun toprak seviyesinden yükseltilmiş olması ve taş duvarlarla örülmüş ve kısmen toprağa gömülü bir bodrum katının üstünde yer almasıdır. Hemen hemen tüm plan tiplerinde, yapıların bodrum katları kömürlük olarak düzenlenmiştir (Resim 8). Daha sonra merkezi sisteme geçildiğinde bu alan kullanım mekanına dönüştürülmüştür.   

Resim 8: Konutların bodrum katları

Resim 8: Konutların bodrum katları

 Merbank Mensupları Yapı Kooperatifi Evleri’yle ilgili altı çizilmesi gereken diğer bir nokta da yukarıda detaylı bir şekilde anlatılan bu tek yapıların bir araya gelişleridir. Konutların yapıldığı yıldan beri yerleşkede oturan kişilerle yapılan sözlü tarih çalışmalarında en çok vurgulanan bu yerleşkenin “bir site değil bir mahalle” olduğudur.  Kendi içinde kapalı bir yerleşke olmaktansa Merbank Mensupları Yapı Kooperatifi Evleri kentle kuvvetli bir ilişki kurmaktadır. Ama, buna rağmen, yerleşkenin tasarımında kentten bağımsız bir şekilde yaşamasının da dikkati alındığı söylenebilir. Yapılan sözlü tarih çalışmalarında, yerleşkenin orijinal planında, mahallede pazaryeri, okul, sosyal tesis, açık hava sineması gibi sosyal alanların yer aldığı öğrenilmiştir. Günümüzde, bu alanlardan bir tanesi bile yoktur. 

Resim 9: Yerleşkenin 1961 senesinde çekilen fotoğrafı

Resim 9: Yerleşkenin 1961 senesinde çekilen fotoğrafı

 Sözlü tarih çalışması yapılan kişilerin aile albümlerinde yer alan fotoğraflara bakıldığında durum daha da dramatikleşmektedir (resim 9). 1961 senesinde çekilen bir fotoğrafta, şimdi ile kıyaslandığında,  yerleşkede yer alan konut dokusunun yoğunluğu hemen göze çarpmaktadır. Ne yazık ki, bu yapılardan günümüze ulaşabilen örnek sayısı çok azdır. Yerleşimde son yıllarda yoğun bir inşa faaliyeti göze çarpmakta ve yıkılan müstakil konutların yerine çok katlı apartmanlar yapılmaktadır.  Kalan az sayıdaki konut örneğiyle, Merbank Mensupları Yapı Kooperatifi Evleri gerek Keçiören bölgesinin geçmişinde var olan Bağevi ve Kooperatif Mahallelerine ilişkin taşıdığı izler nedeniyle, gerek cephe ve plan kararlarındaki biçimlenme ve bu biçimlenmenin farklı tiplerdeki çeşitliliği nedeniyle, gerek açık yeşil alanlar ve bahçelerle kurduğu ilişki nedeniyle, gerekse benzer kullanıcı grubu ile sağlanan yaşamsal ilişkiler ağı nedeniyle, sahip çıkılması ve korunması gereken önemli bir mimari mirastır. 


Notlar

  1. Bu yazı Doç.Dr. Nuray Bayraktar’ın yürütücü, Doç.Dr. Bülent Batuman, Dr. Umut Şumnu ve Tezcan Karakuş Candan’ın araştırmacı, Ece Akay, Elif Selena Ayhan, Yeşim Uysal ve Aslı Tuncer’in bursiyer olarak görev aldığı Ankara’da 1930-1980 Yılları Arasında Sivil Mimari Kültür Mirası: Araştırma Belgeleme, ve Koruma Ölçütleri Geliştirme adlı Tübitak projesi kapsamında yapılan araştırmalar ve elde edilen veriler sonucunda yazılmıştır.

  2. Başkent Üniversitesi, Öğretim Görevlisi

  3. Heynen, Hilde.1999. Architecture and Modernity: A Critique. Cambridge: MIT Press.

  4. 4Heidegger, Martin.1971. “Building Dwelling, Thinking” Poetry, Thought and Language’in içinde, New York: Harper and Row

  5. Cacciari, Massimo. 1980. “Eupalinos or Architecture” Oppositions, 21:112

  6. Walter Benjamin , 1929 tarihi, Surrealism: The Last Snapshot of the European Intelligentsia adlı metninde, Le Corbusier’e benzer bir şekilde Modern (cam) evlerin ahlaki boyutuna işaret eder: “ Bir cam evde yaşamak, mükemmel devrimci bir erdemdir. Üstelik fena halde ihtiyaç duyduğumuz bir mest olma halidir, ahlaki bir sergilemedir”. Daha fazla bilgi için, bakınız: Benjamin, Walter. “Surrealism” Refletions içinde, 1929: 180 

  7. Bu noktada yaygın olarak kullanılan terim “Other modernism” terimidir.

  8. Çeviri terimi Esra Akcan’ın Çeviride Modern olan adlı kitabındaki anlamıyla kullanılmıştır. Daha fazla bilgi için, bakınız: Akcan, Esra. 2009. Çeviride Modern Olan: Şehir ve Konutta Türk-Alman İlişkileri. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.

  9. Daha fazla bilgi için, bakınız: Ancel, Özge. Mima/Arkitekt Dergisinde Konut Sorununun Ele Alınışı: 1931-1946. Basılmamış Doktora Tezi, ODTÜ Mimarlık Fakültesi, Ankara.

  10. Daha fazla bilgi için, bakınız: Cengizkan, Ali. 2002. Türk Konut Mimarlığında Söylemsel Oluşumlar: Ankara, 1948-1962, Basılmamış Doktora Tezi, ODTÜ Mimarlık Fakültesi, Ankara

  11. Uysal, Zeynep Çiğdem.2011. “96’lar Apartmanı” Bülten 88: 76-81

  12. Candan, Tezcan Karakuş. 2008. “Fikir İşçileri Kooperatifi” 63:42-43.

  13. Daha fazla bilgi için, bakınız: Cengizkan, Ali. 2002. “Cinnah 19: Ütopik mi, Gerçek Modern mi?” Modernin Saati içinde. Ankara: Mimarlar Derneği 1927ve Boyut Yayın Grubu.

  14. Cengizkan, Ali. 2002. “Bağ Evi’nden Villa’ya: Ankara Keçiören Bağ Evleri ve Kent Konutu Tipolojisinde Dönüşüm” Modernin Saati içinde. Ankara: Mimarlar Derneği 1927ve Boyut Yayınevi, s. 119-141, Ankara

  15. Merbank Yapı Kooperatifinin mimarı olarak Mimarlar Odası’nın resmi sitesinde Nejat Ersin gözükmektedir. Ancak projeler üzerinde Y.Mimar Sedat Çağlar adı ve kimlik bilgileri (Dip.No. 1328) yer almaktadır. Sedat Çağlar ve Nejat Ersin birlikte Yeşilköy Terminal Binası Tadil-Tevsi Dekorasyon Yarışması, Ziraat Bankası Marmara Bölgesi Evleri, Ziraat Bankası Orta Anadolu Evleri, Ziraat Bankası Dağlık Bölge Evleri, Ziraat Bankası Ova Tipi Evler gibi proje yarışmalarında bir çok ödül almış ve çeşitli uygulamalar yapmıştır. Sedat Çağlar ve Nejat Ersin’in mesleki ilişkisi düşünüldüğünde, Merbank Konut Kooperatifindeki çelişik durum daha da önem kazanmaktadır.

  16. Bu listeye yakın çevrede yer alan Matbaacılar/Gazeteciler Yapı Kooperatifi Evleri (Basınevler) ve daha sonraki senelerde Keçiören’de Şevki Vanlı tarafından tasarlanan Devlet Tiyatrosu Sanatçıları Kooperatifi Evleri eklenebilir. Devlet Tiyatrosu Sanatçıları Kooperatifi Evleri (ya da daha yaygın adıyla Konservatuvar Evleri) listelenen diğer kooperatif yapılarından farklı olarak müstakil-bahçeli toplu konut biçimde değil ortak bir iç avlunun etrafını saran 4 katlı apartman blokları mantığında tasarlanmıştır.

  17. Konutların teslim tarihine N.Ö. ile yapılan sözlü tarih çalışması sonucunda ulaşılmıştır.