Categories


Authors

Lale Sitesi - Akün Binası

Lale Sitesi - Akün Binası

‘LALE SİTESİ’ – AKÜN BİNASI

BİLİNMEYEN ANKARA (1)

HilalAYCI

Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü

hilalayaz@gazi.edu.tr 


 Şekil 1 (Emekli Sandığı Arşivi, 1980)

Şekil 1 (Emekli Sandığı Arşivi, 1980)

  • Tasarım ve Uygulama: Emek İnşaat
  • Proje ekibi:                                    
  • Mimar: Adnan Unaran; Yardımcı Mimar: Adnan Yücel; Şantiye Şefi: Nafiz Erkal
  • İnşaat Tarihi: 1968
  • İşlev: Sinema, tiyatro salonu, SGK Çağrı Merkezi, Dükkân, Ofis
  • Adres: Atatürk Bulvarı No: 227, Kavaklıdere, Ankara

Gündelik hayatta AKÜN Binası olarak bilinen özgün adıyla ‘Lale Sitesi’, Atatürk Bulvarı üzerindeki yüksek yapıların sonuncusudur (Şekil 1). Emek İnşaat tarafından 1968 yılında yaptırılmıştır. Emek İnşaat Emekli Sandığı’na bağlı bir inşaat şirketidir. 1950’lerde II. Dünya Savaşı sonrası ekonomik durum Türkiye’de de iyi değildir. Bu nedenle geniş bütçeli projeler genelde devlet kurumları aracılığıyla yaptırılmaktadır. Bu kurumlardan biri olan Emekli Sandığı, 1950’lerde İstanbul’daki Hilton Otelini çok kısa bir sürede tamamlamıştır. Hilton Otel’inin başarısı, Emekli Sandığı’nın bu tür girişimlerini cesaretlendirmiş, daha sonrasında Paul Bonatz’a Büyük Efes Otel’inin projesi hazırlatılmıştır. Bu projeler ise daha sonra Emekli Sandığı’nın inşaat yaptıracağı bir şirket olan Emek İnşaatı kurmasını gerektirmiştir.(2) Fakat 2003 yılında kamu ihale kanununda yapılan değişiklik ile kamu kurumlarının işveren sıfatı ile direk Emek İnşaat’a iş verme olanağı ortadan kalkmış, diğer inşaat şirketlerinin de ihaleye katılabileceği bir ortam oluşmuştur.(3)

Yapı ile ilgili belgeler Emekli Sandığı arşivlerinde ilk olarak 1968 yılında ‘Lale Sineması ve Tiyatro İnşaatı’ çizimleri olarak yer alır (Şekil 2). Yapı ‘Lale Sitesi’ ismini içerdiği Lale Sineması’ndan alır. İnşaatın o tarihte şantiye şefliğini yapan Nafiz Erkal, ilk önce alçak sinema ve tiyatro bloğunun inşa edildiğini belirtir.(4) 1970’lere ait cephe çizimlerine bakıldığında da yalnızca alçak sinema ve tiyatro bloğu görülmektedir (Şekil 3). Erkal’ın da belirttiği gibi, sonradan eklenen yüksek blok Emek İnşaat çalışanları için ofis ihtiyacı arayışının bir sonucudur. 

 Şekil 2 (Emekli Sandığı Arşivi, 1975)

Şekil 2 (Emekli Sandığı Arşivi, 1975)

Yüksek kütlesi ofis kullanımına ayrılan yapı kompleksinin alçak kütlesi, sinema ve tiyatro gösterimleri için kullanılan iki sahneden oluşmaktadır. İlk yapıldığı yıllarda ‘Ankara Lale Sineması’(5) olarak işletilen büyük sahne, tam olarak bilinmeyen bir tarihte el değiştirir ve sahipleri İrfan Ünal ve Recai Akçaoğlu’nun(6) soyadlarının son iki hecesinin birleşimi olan AKÜN ismini alır. Alçak kütlede yer alan küçük sahne ise o yıllarda Çağdaş Sahne ismi ile işletilmektedir. 

Emekli Sandığı arşivlerindeki çizimlerde iki mimar adına yer verilmiştir. Sorumlu mimar olarak adı geçen Adnan Unaran (1915-1985) İstanbul Mimarlar Odası’na kayıtlıdır. Yardımcı mimar olarak adı geçen Adnan Yücel ile ilgili hiçbir bilgiye ulaşılamamıştır. Emekli Sandığı mimarlarından Hikmet Büyüktaşkın, Adnan Unaran’ın İstanbul’da vefat ettiğini ve Emek İnşaat bünyesinde başka projelerde de çalıştığını belirtir. “Prensipli bir mimardı” diye de Unaran’ın mimarlığını özetler.(7)

‘Lale Sitesi’ bünyesinde birçok fonksiyonu barındırır. Bulunduğu parsel itibari ile iki girişi ve iki ana cephesi vardır. Bulvar üzerindeki girişin yanı sıra nispeten ikinci giriş olarak kalan Tunus Caddesi girişi de kendi içerisinde ana giriş karakterine sahiptir. Günümüzde Tunus Caddesi’nde Şinasi Sahnesi Girişi, binanın garaj girişi ve Emek İnşaat çalışanlarına ait yemek salonunun girişi bulunmaktadır. Atatürk Bulvarı üzerinde ise AKÜN Sahnesi’nin girişi, Varan otobüs firmasının satış ofisi, Sosyal Güvenlik Kurumu Çağrı Merkezi Girişi ve yüksek blok olan Emek İnşaat çalışanlarının girişi yer almaktadır. 

İnşa edildiği günden 2002 tarihine kadar sinema olarak kullanılan yapının alçak kütlesi, bu tarihte Özgür Ecevit tarafından tiyatroya dönüştürülmüştür. Özgür Ecevit bu dönüşümü restorasyon değil iç mekânın yeniden üretilmesi olarak tanımlar. Yapının dışına ve belleklerdeki yerine dokunmadan, iç mekânda istenilenin yapılabileceğini de sözlerine ekler. İki katlı sinema salonunu yatayda ikiye bölerek ve üstte kalan parçanın koltuk sayısını arttırarak tiyatro salonuna dönüştürmüş; altta kalan kısımda ise teknik hacimleri ve vestiyer hacmi yerleştirmiştir. Böylece salon sinema salonundan koltuk sayısının ve sahnenin yerinin değişebilir olduğu bir tiyatroya dönüştürülmüştür.(8)

AKÜN Sineması’ndan Devlet Tiyatroları AKÜN Sahnesi’ne dönüşümdeki değişimler şu şekilde sıralanır: Fuayenin üst döşemesinde bulunan ahşap elemanlar, akustik amaçlarla alçıpan ile değiştirilmiştir (Şekil 4-5). Aydınlatma elemanları da bu değişim sürecinden etkilenmiştir. Giriş holünde yer alan ahşap bilet gişesi, cam bilet gişesi halini almıştır (Şekil 6-7). Zeminde kullanılan Elazığ taşı muhafaza edilirken, bütün ahşap merdiven korkulukları metal elemanlarla değiştirilmiştir. Özgür Ecevit merdiven basamaklarını metal taşıyıcı ile desteklemiştir. Salonda bulunan koltukların taşıyıcı ahşap kısımları aynı şekilde korunurken, kumaş kısımları yenilenmiştir. Fuaye duvarlarında yer alan doğal taş ise temizleme işleminden sonra orijinal haliyle kullanılmıştır. 1970’lerdeki yapıların karakteristik özelliği olan iç mekânda, özellikle duvarlarda sanat eseri bulundurma özelliğini bu yapı da taşımaktadır. AKÜN Sineması’nda 1972 tarihli Cemil Erem’e ait duvarda yer alan boyama ve diğer sanat eserleri de korunmuştur.

Diğer yandan Devlet Tiyatroları Şinasi Sahnesi olarak kullanılmaya başlanan diğer salonun  Tunus Caddesi’ndeki cephesinde giriş kapısının çerçevesi gibi detayların dışında, iç mekân tamamıyla korunmuştur. Şinasi Sahnesi’nin iç mekânında da 1973 tarihli Hamiye’ye ait sanat eserleri yer almaktadır. 

Emekli Sandığı arşivlerinden elde edilen 1975 tarihli resimden de anlaşılacağı gibi, yapının komşu parsellerinde inşa edildiği tarihte konut yapıları bulunmaktadır (Şekil 1). Bulvardaki büyük dönüşüm bu tarihte henüz yaşanmamıştır. Bulvar tam olarak sakin, ağaçlarla çevrili geniş kaldırımları olan konut dokusuna sahiptir. 1970’lerden itibaren Ankara’nın sosyal hayatı Kızılay’dan Kavaklıdere’ye akmaya başlamıştır. Bu bağlamda ticaretin ve sosyal hareketin Kızılay’dan Ankara’nın kuzeyine taşınmasında ‘Lale Sitesi’ – AKÜN Binası’nın önemli rolü olduğu söylenebilir. AKÜN Sineması’na Ankara’nın farklı bölgelerinden insanlar gelmektedir.(9) AKÜN, 1970’lerde Ankara’nın en prestijli sinemasıdır. Bu yıllarda sinema girişinin hemen yanında - şu anda Varan’ın olduğu alanda - sinemanın pastanesi yer almakta, filmden çıkan insanlar bu pastanede oturmaktaydılar. Öyle ki, pastanenin sandalyeleri bulvara taşar, bulvarda oturulurdu.(10) ‘Lale Sitesi’nin 1970’lerdeki bir başka ünlü mekânı sinemanın üst katında yer alan - şu an Sosyal Güvenlik Kurumu’nun iletişim merkezinin bulunduğu yer’deki - Ankara’nın üst sınıfının eğlenceye geldiği gece kulübüdür. Tunalı Hilmi Caddesi’nin henüz daha sonra gelişen sosyal rolünü kazanmadığı bu yıllarda ‘Lale Sitesi’, sahip olduğu eğlence ve kültür mekânları ile, kentteki sosyal hareketin Ulus ve Kızılay’dan Kavaklıdere’ye akmasında öncülük etmiştir.

 

Adnan Canbek ve Boylu Apartmanı

Adnan Canbek ve Boylu Apartmanı

Demirtaş Kamçıl- Rahmi Bediz ve Mintrak Yapı Kooperatifi

Demirtaş Kamçıl- Rahmi Bediz ve Mintrak Yapı Kooperatifi