Sosyal Konutların Geleceği Nasıl Olacak?

Peabody 20 genç mimar’ın tasarımlarını tanıttı.

İngiliz ‘The Guardian’ gazetesinin haberine göre; Londra’nın en eski sosyal konut derneklerinden biri olan Peabody, geleceğin en uygun fiyatlı sosyal konut projelerinde finale kalan 20 genç mimarların projelerini açıkladı.

Standart plan tiplerinin ve büyük mimarlık ofislerinin yaptıkları kurul çalışmaları sonucunda üretilen çalışmalara dikkat çekerken, Londra’nın en eski ve sosyal konut derneklerinden biri olan Peabody’nin yaptığı çalışmayı sosyal konutların geleceği için bir umut ışığı olarak görüyor. Bu 20 genç mimar tarafından tasarlanan uygun fiyatlı evlerin gelecek nesil için bir farklılık yaratabileceğinin üzerinde duruluyor.

Peabody derneğinin geliştirme müdürü Claire Bennie; açık davetli bir yarışma organize ettiklerini ve çoğu sosyal konut derneğinin kullandığı Avrupa Birliği üretim süreçlerine ilişkin kurallar yoluyla oldukça zahmetli kâr’a ilişkin gerekliliklerin küçük ofisler tarafından uygulanamayacağının altını çiziyor.

Peabody derneği Londra’da yarışma için üç yer seçmiş. Bunlardan ikisi Hackney ve diğeri ise Islington semtinde yer alıyor. Dernek yarışmacılardan sadece iki adet A3 paftayla, bir adet tamamlanmış projelerini ve bir adet seçtikleri yer için tasarlanan projeyi göndermelerini istiyor. En ilginç olanı ise; herhangi bir kâr ya da proje karşılığı, bir bedel önerme gibi bir zorunluluğunun olmaması. Peabody geliştirme müdürü Claire Bennie; ’’bu dengeden ücretleri çıkartmak ve karar verme sürecinin bir parçası olmak istemediklerini, tasarımın burada anahtar bir kriter olduğunu’’ vurguluyor. Yarışma için 300 adet proje teslim ediliyor ve 20 proje finale kalıyor ve bunlardan 6-8 proje sahibi tasarımcıya teklif götüreceklerini belirtiliyor. Buradaki en önemli nokta ise, bu yarışmanın yerel yönetimler ve diğer inşaat şirketleri için örnek teşkil etmesini sağlamak.

 

Önerilen projelerin görselleri;

 

Yukarıdaki yazı aslında iki konuyu birbirine bağlaması ve değerlendirilmesi açısından örnek teşkil edebilir. Birincisi, Türkiye ortamında sık sık yapılan ama 1.’lik ödülüne sahip projelerin bile uygulanmadığı bazı mimarlık yarışmaları üzerinden okumak. İkincisi, ülkemizde sosyal konut tanımı geçtiğinde akla ilk gelen ‘maliyeti düşük’ ya da ‘ucuz’ gibi kavramlara sıkıştırılmış, suni tanımlarla ve bunun en somut örneği ve sayısal olarak oldukça 'başarılı' olan TOKİ konutları, Türkiye'deki sosyal konut örneklerinin vahim durumunu yeterince göstermektedir. Noktasal müdehalelerin tasarım/mimarlık ortamını uzaktan-yakından temsil etmediği ve sadece ‘barınma’ kavramıyla ilişkilendirilmeyip yaşam ve çevre kalitesinin de arttırılması, tek tip plan çerçevesinde kurgulanmış mekanların insanları ve içinde bulunduğu çevreyi de iyileştirmediği âşikardır.

Bununla ilgili olarak, Doğan Hasol’un Konut Politikaları/Sorunlar-Öneriler başlıklı yazısından Türkiyedeki konut politikalarına ilişkin önerileri hatırlamak/hatırlatmak doğru olabilir:

  • Ülkenin konut politikasının genel yerleşme ve kentleşme politikası içinde belirlenmesi: Yatırımların ve yerleşmelerin ülke çapında doğru dağılımının sağlanması, 
  • Ülke-bölge-şehir boyutunda konut: Noktasal uygulamalar yerine, "kim için, ne zaman, nerede, ne kadar, nasıl" konut yapılacağının belirlenmesi, 
  • Kentsel planlama, kentsel tasarım konularında kamu kuruluşları arasındaki yetki karışıklığının giderilmesi,
  • İmar planlarının delinmemesi. Noktasal imar uygulamalarından kaçınılması,
  • Yerleşmelerde aşırı yoğunluklardan kaçınılması, 
  • Teknik altyapı kadar sosyal altyapıya da önem verilmesi, 
  • Doğal ve tarihsel çevrenin korunması, 
  • Planlama ve uygulamada mimarlığın, mühendisliğin ön planda tutulması; bu anlayışta başta TOKİ olmak üzere bütün kamu kuruluşlarının özel kesime örnek oluşturması,
  • Yerleşim ve yapım kalitesinin bilgiyle yükseltilmesi, 
  • Konut metrekarelerinin azaltılması,
  • Konut yerleşmelerinin korunaklı, ayrıcalıklı, kapalı birimler olmaktan çıkarılıp toplumsal mozaiğe uygun hale getirilmesi.

Alt gelir gruplarının konut sorununun çözümüne gelince… Dünyada bu sorunu çözebilmiş ülke-bildiğim kadarıyla-yok. Ülkemizin bütün kaynakları aktarılsa bile aylık hane geliri 400-650 YTL arasında değişen grubun konut sorununu çözmek olanaklı görünmüyor. Bu bakımdan, çabaların bir bölümü de konut gereksinmesinin azaltılması, bunun için de öncelikle nüfus planlaması çalışmalarının geliştirilmesi doğrultusunda yoğunlaştırılmalı.

Konut Politikaları'na ilişkin haberin devamı için lutfen siteyi ziyaret ediniz;

http://www.doganhasol.net/Articles/konut-politikalarisorunlaroneriler_10501.html

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Source: http://www.theguardian.com/artanddesign/ar...